ANLAŞMALI BOŞANMA NASIL OLUR
1. Giriş ve Yasal Dayanaklar
Anlaşmalı boşanma müessesesi, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin üçüncü fıkrasında; boşanmada yargılama usulü ise aynı Kanun’un 184. maddesinde düzenlenmiştir. Davada yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre belirlenmektedir.
● 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/3:
"Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz."
● 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 184/5:
"Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz."
● 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 168:
"Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir."
2. Anlaşmalı Boşanma Nasıl Yapılır? (Yasal Şartlar ve Usul)
Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi ve yerleşik yargı kararları uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için aşağıdaki kanuni koşulların eksiksiz gerçekleşmesi zorunludur:
A. Evlilik Süresi Şartı
Evlilik akdinin resmi olarak kurulduğu tarih ile boşanma davasının açıldığı tarih arasında en az bir yıllık sürenin geçmiş olması zorunludur. Evlilik bir yılı doldurmamışsa TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (20.06.2012, E. 2011/21920, K. 2012/16984), "Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için; dava tarihine göre evliliğin en az bir yıl sürmesi ve ayrıca tarafların boşanmanın mali sonuçları ile varsa velayete tabi çocukların durumu konularında yapılacak düzenleme üzerinde anlaşmaları ve hakimin bu düzenlemeyi uygun bulması gerekir." ilkesine vurgu yapmıştır. Aynı Daire (14.04.2014, E. 2013/25473, K. 2014/8822) kararında, "Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır." düzenlemesini hatırlatmıştır.
B. Birlikte Başvuru veya Davanın Kabulü
Eşlerin hazırlayacakları ortak bir dava dilekçesi ve anlaşmalı boşanma protokolü ile yetkili Aile Mahkemesine birlikte başvurmaları ya da eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğer eşin duruşmada veya sunduğu dilekçeyle kabul etmesi gerekir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (20.06.2012, E. 2011/21920, K. 2012/16984), "Anlaşmalı boşanma koşulları oluşmadan davalının boşanma isteğini kabul etmesi boşanma kararı verilebilmesi için yeterli değildir" tespitinde bulunmuştur. Hukuk Genel Kurulu (18.04.2019, E. 2017/1941, K. 2019/475) kararında, "tarafların boşanma iradelerini aynı anda ve duruşmada hâkime beyan etmesi" gerekliliğini ortaya koymuştur.
C. Mali Sonuçlar ve Çocukların Durumu Üzerinde Tam Uzlaşma
Eşlerin boşanmanın mali sonuçları olan maddi ve manevi tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakası ile varsa müşterek çocukların velayeti ve velayeti almayan ebeveynle kurulacak kişisel ilişki hususlarında eksiksiz anlaşmaya varmaları ve bu hususları protokole açıkça yansıtmaları şarttır. Taraflar protokolde ayrıca ev eşyaları, ziynet alacakları, katılma alacağı, mal rejiminin tasfiyesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gibi hususları da düzenleyebilirler (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; 26.12.2023, E. 2022/11280, K. 2023/6551; 28.04.2025, E. 2024/7992, K. 2025/4234). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (28.04.2025, E. 2024/7992, K. 2025/4234), "tarafların boşanma ve fer'îleri, eşya ve ziynet alacakları, mal rejimi tasfiyesinden kaynaklı alacaklar ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti konusunda anlaşmaya vardıkları anlaşılmaktadır." tespitine yer vermiştir.
D. Tarafların Hâkim Tarafından Bizzat Dinlenmesi Zorunluluğu
Hâkimin, eşleri duruşmada bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi yasal bir zorunluluktur. Taraflar vekilleri aracılığıyla temsil edilseler dahi, anlaşmalı boşanma duruşmasında bizzat hazır bulunmak zorundadırlar.
Silivri Aile Mahkemesi (25.10.2021, E. 2021/820, K. 2021/1119), "hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat ggetirmesi ve boşanmanın mali sonuçları hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır." gerekçesiyle tarafları bizzat dinlemiş ve "ANLAŞMALI OLARAK BOŞANMALARINA" hükmetmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan içtihatlarında, dava dosyasına protokol sunulması hâlinde veya temyiz aşamasında protokol verilmesi durumunda dahi tarafların bizzat duruşmaya çağrılarak dinlenmesi gerektiği vurgulanmıştır:
● "taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri yönünden sonucu uyarınca karar verilmek üzere" (21.02.2023, E. 2022/10099, K. 2023/661),
● "O halde, anlaşmalı boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları alınmak ve eğer anlaşmalı boşanmakta kararlı iseler bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." (01.11.2024, E. 2024/5860, K. 2024/8178),
● "anlaşmalı boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri ile diğer yönlerden karar verilmek üzere" (04.11.2024, E. 2024/3246, K. 2024/8255),
● "dosyaya sunulan anlaşmalı boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri hususunda karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." (27.05.2024, E. 2024/3984, K. 2024/3884),
● "taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle" (26.12.2023, E. 2022/11280, K. 2023/6551; 21.10.2024, E. 2024/1900, K. 2024/7629),
● "taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri ile diğer yönlerden karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." (28.04.2025, E. 2024/7992, K. 2025/4234; 16.12.2025, E. 2024/10160, K. 2025/11305),
● "taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri ile diğer yönlerden karar verilmek üzere" (24.02.2025, E. 2025/1509, K. 2025/1933; 19.01.2026, E. 2026/16, K. 2026/572; 09.09.2025, E. 2025/5124, K. 2025/6930; 07.04.2026, E. 2026/784, K. 2026/3796; 02.06.2026, E. 2026/978, K. 2026/5975),
● "taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak ve sonucu uyarınca boşanma ve fer'îleri ile diğer yönlerden karar verilmek üzere" (03.03.2025, E. 2024/5693, K. 2025/2225),
● "dosyaya sunulan anlaşmalı boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri ile diğer yönlerden bir karar verilmek üzere" (11.12.2024, E. 2024/9363, K. 2024/9861),
● "taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." (14.02.2024, E. 2023/4301, K. 2024/853).
Hukuk Genel Kurulu (18.04.2019, E. 2017/1941, K. 2019/475), tarafların yazılı protokol sunabileceği gibi iradelerini duruşmada sözlü olarak da bildirebileceklerini, ancak sözlü beyanın mutlaka mahkeme tutanağına geçirilip taraflarca imzalanması gerektiğini ifade etmiştir.
E. Protokolün Hâkim Tarafından Uygun Bulunması ve Onayı
Hâkim, taraflarca kabul edilen düzenlemeleri uygun bulmalıdır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde değişiklik yapabilir; bu değişikliklerin de taraflarca kabul edilmesi hâlinde boşanmaya hükmolunur. Nitekim TMK m. 184/5 uyarınca boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. İlk derece mahkemesi kararının aktarıldığı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (28.09.2020, E. 2020/3778, K. 2020/4270) kararında, "tarafların karşılıklı olarak boşanmayı kabul ettiği, boşanmanın tali ve mali sonuçları hakkında anlaştıkları mahkemece de uygun görüldüğünden" kabul hükmü tesis edildiği belirtilmiştir.
F. Anlaşmadan Dönme İmkânı ve Çekişmeli Boşanmaya Dönüşme
Hüküm kesinleşinceye kadar eşlerden her biri anlaşmalı boşanma iradesinden veya protokol hükümlerinden dönebilir. Eşlerden birinin iradesinden dönmesi hâlinde dava kendiliğinden reddedilmez; çekişmeli boşanma olarak görülmeye devam eder.
● Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (04.10.2016, E. 2016/17654, K. 2016/13439), karar kesinleşinceye kadar eşlerin irade beyanlarından dönmesini engelleyen yasal bir hüküm bulunmadığını, dönme hâlinde davanın ""çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir" sonucuna bağlamıştır.
● Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (28.09.2020, E. 2020/3778, K. 2020/4270) kararında, davalı kadının anlaşmaya uyulmadığını ileri sürmesi üzerine, "Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir." değerlendirmesi yapılarak ilk derece mahkemesinin kabul hükmü bozulmuştur.
● Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (20.05.2019, E. 2018/8179, K. 2019/6310) kararının karşı oy yazısında, tarafların irade beyanlarından "Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar" dönebilecekleri ve bu takdirde davanın çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
● Hukuk Genel Kurulu (18.04.2019, E. 2017/1941, K. 2019/475) kararında çoğunluk görüşü, karar kesinleşinceye kadar taraflardan birinin anlaşma iradesinden dönebileceğini ve bu durumda davanın çekişmeli boşanma olarak görülmesi gerektiğini kabul etmiştir.
3. Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Mevzuatta ve incelenen yargı kararlarında anlaşmalı boşanma davasının süresine ilişkin bağlayıcı bir yasal üst sınır veya takvim öngörülmemiştir. Ancak yargılama süreci niteliği gereği çekişmeli boşanmaya nazaran çok daha kısa sürmektedir:
● Duruşma ve Karar Aşaması: Dava dilekçesi ve protokolün mahkemeye verilmesi akabinde, mahkemenin iş yoğunluğuna ve duruşma takvimine bağlı olarak genellikle tek celsede duruşma icra edilir ve tarafların bizzat beyanları alınarak hüküm kurulur. Örneğin Silivri Aile Mahkemesi dosyasında (25.10.2021, E. 2021/820, K. 2021/1119) dava dilekçesi 16/09/2020 tarihinde verilmiş, duruşma 25/10/2021 tarihinde yapılarak tarafların dinlenmesiyle tek celsede boşanma kararı verilmiştir.
● Gerekçeli Karar ve Kesinleşme: Kararın duruşmada tefhim edilmesinden sonra gerekçeli karar yazılır ve taraflara tebliğ edilir. Yasal kanun yolu başvuru süresinin geçmesi veya tarafların istinaf kanun yolundan feragat ettiklerine dair dilekçe sunmaları ile karar kesinleşir. Kesinleşen karar mahkemece resen ilgili Nüfus Müdürlüğüne bildirilir ve tescil işlemi tamamlanır.
● Tebliğ Gecikmelerinin Sonuçları: Uygulamada gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmaması veya aşırı gecikmesi hakkın kötüye kullanılması ve davanın reddi sebebi sayılabilmektedir:
○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (16.03.2023, E. 2023/1711, K. 2023/1102), ilk derece mahkemesince anlaşmalı boşanmaya karar verilmesine rağmen gerekçeli kararın dokuz yıl boyunca tebliğe çıkarılmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını "davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına" şeklinde bozmuştur.
○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (10.10.2023, E. 2023/7566, K. 2023/4610), hükmün 07.07.2015 tarihinde kurulup gerekçeli kararın sekiz yıl sonra tebliğe çıkarılmasını "dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir" şeklinde değerlendirerek ilk derece mahkemesinin boşanma hükmünü bozmuştur.
Hakkını Sor Hukuk Platformu