YouTube

BORÇLARDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NE KADARDIR?

BORÇLARDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NE KADARDIR

1. Giriş ve Temel İlkeler

Borçlar hukukunda zamanaşımı, borç ilişkisini ve alacak hakkını tamamen ortadan kaldıran bir sona erme sebebi olmayıp; alacaklının alacağını dava ve cebri icra yoluyla talep ve takip edebilme yetkisini sınırlandıran, borçluya ise ifadan kaçınma yetkisi veren maddi hukuka dayalı bir def'i niteliğindedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2020/712 E., 2022/179 K.), zamanaşımını "zamanaşımı; alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden, dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir" şeklinde tanımlamıştır. Danıştay 13. Dairesi (2021/4841 E., 2021/5205 K.) ise zamanaşımının "borcun doğumundan sonra, belli bir sürenin geçmesi sonucunda borçluya borcu ödemekten kaçınma hakkı veren bir sebeptir" niteliğini vurgulamıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi de (2024/2364 E., 2024/136 K.) "Zamanaşımı, borçluya borcunu ödememe imkanını veren, ayrıca alacaklıyı alacağını zamanında istemeye teşvik eden bir kurumdur." tespitinde bulunmuştur.

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (2022/1120 E., 2023/177 K.) kararında belirtildiği üzere; "Borcun zamanaşımına uğramasıyla, borç (alacak) sona ermez, sadece alacaklının dava yoluyla alacağını elde etme olanağı, "alacağın dava edilebilme niteliği" ortadan kalkar." Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi de (2023/425 E., 2024/203 K.) "alacak hakkı alacaklı tarafından , yasanın öngördüğü süre ve şartlar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme imkanından yoksun bırakılmaktadır." ve "zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) haline gelmektedir." değerlendirmesinde bulunmuştur.

2. Zamanaşımının Başlangıcı ve Sürelerin Hesaplanması

A. Muacceliyet Kuralı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 149. maddesi gereğince:

"Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar."

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu (2019/5 E., 2022/1 K.) ve İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (2023/8 E., 2023/53 K.), zamanaşımının borcun doğduğu anda değil alacağın muaccel olmasıyla başlayacağını "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar" ve "bu sürenin tamamlandığı anda, borç zamanaşımına uğrar" ifadeleriyle içtihat etmiştir.

Yargı kararlarında muacceliyet ve başlangıç anına dair şu ilkeler öne çıkmaktadır:

● Sözleşmeden Doğan Borçlar: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi (2018/424 E., 2021/159 K.), Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (2024/269 E., 2024/896 K.) ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (2020/4142 E., 2021/433 K. ve 2009/49613 E., 2012/10024 K.) kararlarında; "Sözleşmeden doğan alacaklarda, zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten başlar." denilmiştir. Muacceliyet kavramı "ifa zamanının gelmiş olmasını" ifade eder (Yargıtay 9. HD, 2020/4142 E., 2021/433 K.). İfa zamanı kararlaştırılmamışsa "her borç, doğumu anında muaccel olur." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD, 2025/185 E., 2025/1019 K.). Alacaklı alacağının varlığından haberdar olmasa dahi zamanaşımı muacceliyetle işlemeye başlar (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD, 2021/2104 E., 2021/1470 K.).

● İhbar / Bildirim Şartı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (1973/409 E., 1975/242 K.), muacceliyetin bildirime bağlı olduğu hâllerde "Bu hükme göre zamanaşımı haberin verilebileceği günden itibaren işlemeye başlayacaktır." kuralının geçerli olduğunu belirtmiştir.

● İfanın İmkânsızlaşması: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi (2019/2445 E., 2024/197 K.) kararında aktarılan ilk derece mahkemesi değerlendirmesine göre "zamanaşımı borcun muaccel olması ya da ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar".

● Haksız Fiiller: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi (2021/2104 E., 2021/1470 K.) kararında belirtildiği üzere "borç haksız fiil tarihinden itibaren muaccel hale gelecektir."

B. Sürenin Hesaplanması

6098 sayılı TBK m. 151 uyarınca:

"Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur.

Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır."

3. Borcun Zamanaşımına Uğramasında Geçerli Kanuni Süreler

A. Genel (On Yıllık) Zamanaşımı Süresi

6098 sayılı TBK m. 146 gereğince kanunda aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça genel zamanaşımı süresi on yıldır:

"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir."

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/945 E., 2021/1069 K.), "Hem mülga BK'nın 125. maddesi hem de TBK'nın 146. maddesiyle alacak haklarının tabi olacağı genel zamanaşımı süresi on yıl olarak düzenlemiştir" tespitinde bulunmuştur. Danıştay 13. Dairesi (2021/4841 E., 2021/5205 K.) de "Buna göre, olağan zamanaşımı süresi on yıl olup kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça tüm borç ilişkilerinde zamanaşımı süresi on yıl olarak uygulanmaktadır." kuralını yinelemiştir.

B. Beş Yıllık Zamanaşımına Tabi Alacaklar

6098 sayılı TBK m. 147 hükmü şu şekildedir:

"Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.

2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.

3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.

4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.

5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.

6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar."

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2025/185 E., 2025/1019 K.), "şirket payı devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepleri de TBK'nın 147. maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir." sonucuna varmıştır. Hukuk Genel Kurulu (2020/712 E., 2022/179 K.) ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (2009/49613 E., 2012/10024 K.) kararlarında da ücret niteliğindeki işçilik alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Danıştay 4. Dairesi (2023/4969 E., 2024/6660 K.) ise işgalden doğan ecrimisilde "tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceği" kuralını uygulamıştır.

C. Haksız Fiil ve Sebepsiz Zenginleşmede Zamanaşımı

● Haksız Fiil (TBK m. 72):

"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir."

● Sebepsiz Zenginleşme (TBK m. 82):

"Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir."

4. Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi

A. Zamanaşımının Durması

6098 sayılı TBK m. 153'te düzenlenen hallerde (velayet, vesayet, evlilik süresi, alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkânının bulunmaması vb.) zamanaşımı işlemez; başlamışsa durur ve engelin kalkmasıyla kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ayrıca arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede de zamanaşımı durur (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. HD, 2022/1286 E., 2022/1939 K.; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD, 2021/2104 E., 2021/1470 K.).

B. Zamanaşımının Kesilmesi

6098 sayılı TBK m. 154 gereğince:

"Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:

1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.

2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi (2022/1286 E., 2022/1939 K.), kesilmenin sonucunu "Zamanaşımının kesilmesi (kat'ı) ise, borçlunun veya alacaklının ya da hâkimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır." biçiminde açıklamıştır.

Zamanaşımının kesilmesine ilişkin yargı kararlarındaki önemli ilkeler:

● Sürenin Dolmuş Olması: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (2022/736 E., 2025/513 K.), "Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz." kuralını vurgulamıştır.

● İcra Takibi ve Dava: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (2024/269 E., 2024/896 K.) "Borçlar Kanunu'nun 133/2 maddesi (6098 sayılı TBK 154) uyarınca, alacaklının dava açmasıyla zamanaşımı kesilir." değerlendirmesinde bulunmuştur. İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi (2021/397 E., 2024/31 K.) ise takibin başlatıldığı tarihte zamanaşımının kesildiğini belirtmiştir. Buna karşılık, borçlunun takibe itirazı veya yalnızca takipsiz bırakılan dosyanın yenilenmesi zamanaşımını kesmez (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/424 E., 2021/159 K.).

● Kısmi Davada Kesilme: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (2009/49613 E., 2012/10024 K.), "zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir." ilkesini kabul etmiştir.

5. Zamanaşımının İleri Sürülmesi ve Yargılamadaki Sonuçları

6098 sayılı TBK’nın 161. maddesi gereğince zamanaşımı bir hak düşürücü süre olmayıp def'i niteliğindedir:

"Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz."

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (2022/1120 E., 2023/177 K.) ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi (2021/2104 E., 2021/1470 K.) kararlarında vurgulandığı üzere, "zamanaşımı ileri sürülmezse, hakim bunu kendiliğinden gözönüne alamaz". Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/945 E., 2021/1069 K.) da "alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli olmayıp borçlunun kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması şarttır" şeklinde hüküm kurmuştur.

Hakkını Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al