BOŞANMADA MAL VE KIDEM TAZMİNATI PAYLAŞIMI
1. GİRİŞ VE YASAL ÇERÇEVE
Boşanma hâlinde eşler arasındaki mal varlığının ve bu kapsamda elde edilen kıdem tazminatının tasfiyesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun ve mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (TKM) hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.
4721 sayılı TMK m. 179 gereğince:
"Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır."
4722 sayılı Kanun m. 10/1 uyarınca:
"Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar."
Bu kapsamda, eşler arasında sözleşmeyle başka bir mal rejimi seçilmediği takdirde, 01.01.2002 tarihinden önceki dönem için 743 sayılı TKM uyarınca yasal mal ayrılığı rejimi; 01.01.2002 tarihinden sonraki dönem için ise 4721 sayılı TMK uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
4721 sayılı TMK m. 225/2 uyarınca:
"Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer."
Mal rejiminin tasfiyesinde malların mülkiyetinin aynen paylaşılması kural olmayıp; artık değere katılma alacağı, katkı payı alacağı veya değer artış payı alacağı şeklinde şahsi bir para alacağı doğmaktadır.
2. MALLARIN NİTELİĞİ, İSPAT KURALI VE PAYLAŞIM ESASLARI
A. Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı
● Edinilmiş Mallar: 4721 sayılı TMK m. 219 uyarınca;
"Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.
Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:Çalışmasının karşılığı olan edinimler,Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,Kişisel mallarının gelirleri,Edinilmiş malların yerine geçen değerler."
● Kişisel Mallar: 4721 sayılı TMK m. 220 uyarınca kanun gereğince kişisel mallar; eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerlerdir.
● İspat Kuralı: 4721 sayılı TMK m. 222/3 uyarınca:
"Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2019/301 E., 2022/79 K.) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/2351 E., 2024/2588 K.) kararlarında, bir eşin tüm mallarının aksi kanıtlanıncaya kadar edinilmiş mal sayılacağı, kişisel mal olduğunu savunan tarafın bunu ispatlaması gerektiği teyit edilmiştir.
B. Tasfiye Alacaklarının Niteliği
1. Katılma Alacağı: TMK m. 231 uyarınca artık değer; edinilmiş malların toplam değerinden borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. TMK m. 236/1 gereğince her eş diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (2014/14942 E., 2015/22887 K.; 2015/9379 E., 2016/1291 K.; 2013/23955 E., 2015/6541 K.) kararlarında vurgulandığı üzere; "Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur." Hukuk Genel Kurulu (2019/301 E., 2022/79 K.) da artık değer kalması durumunda kendiliğinden katılma alacağı hakkının oluştuğunu belirtmiştir.
2. Katkı Payı ve Değer Artış Payı: TMK m. 227 kapsamında diğer eşin mal edinmesine karşılıksız katkı sunulması hâlinde değer artış payı alacağı; 01.01.2002 öncesi mal ayrılığı dönemi için ise genel hükümler çerçevesinde katkı payı alacağı talep edilebilir. Hukuk Genel Kurulu (2018/657 E., 2021/1617 K.) kararında, mal ayrılığı döneminde eşin edinimine katkı sunulması hâlinde aynî hak istenemeyeceğini:
"Kural olarak katkıda bulunan eş, diğer eşten katkısının karşılığı olarak sadece alacak isteğinde bulunabilir, ayın talep edemez."
şeklinde ifade etmiştir.
3. KIDEM TAZMİNATININ HUKUKİ NİTELİĞİ VE TASFİYESİ
Kıdem tazminatı, TMK m. 219/1 b. 1 gereğince işçinin çalışmasının karşılığı olan edinimlerdendir. Yargı kararlarında kıdem tazminatının boşanmada tasfiyeye nasıl dâhil edileceği şu ilkelerle şekillenmiştir:
A. Çalışma Dönemlerine Göre Oranlama İlkesi
Kıdem tazminatının tamamı doğrudan kişisel mal veya doğrudan edinilmiş mal olarak kabul edilmez. Tazminatın hangi çalışma dönemine ait olduğuna bakılır:
● 01.01.2002 Öncesi ve Evlilik Öncesi Dönem: 743 sayılı Kanun dönemindeki (mal ayrılığı) veya evlilik öncesindeki çalışmalara isabet eden kıdem tazminatı kısmı eşin kişisel malıdır.
● 01.01.2002 Sonrası Dönem: Evlilik birliği sürerken edinilmiş mallara katılma rejimi dönemine isabet eden çalışma karşılığı kıdem tazminatı ise edinilmiş mal grubuna girer.
● Dönemlerin Kesişmesi: Çalışma süresi her iki döneme de yayılıyorsa oranlama usulü uygulanır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (2015/2052 E., 2016/9060 K.) kararında:
"mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin çalışmanın karşılığı olarak elde edilen gelir ve dolayısıyla hak edilen kıdem tazminatı kişisel mal"
olduğunu, 01.01.2002 sonrasındaki çalışmaya ilişkin kısmın ise:
"edinilmiş mal grubuna girer"
olduğunu ve oranlama yapılması gerektiğini belirtmiştir. Aynı ilkeler Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2014/14942 E., 2015/22887 K.; 2013/22773 E., 2015/7351 K.; 2013/23955 E., 2015/6541 K. ve 2015/9379 E., 2016/1291 K. sayılı kararlarında da yinelenmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2022/8319 E., 2024/696 K.) kararında, erkeğin 01.12.1975 ile 01.01.2002 arasındaki 26 yıl 1 aylık çalışması karşılığı olan kıdem tazminatının kişisel mal olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/5385 E., 2023/4066 K. sayılı kararında da evlilik öncesi çalışmadan kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatının kişisel mal olarak hesaba katıldığı ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
B. Tasfiye Anında Mevcut Olma veya İkame Mal Durumu
4721 sayılı TMK m. 235/1 uyarınca:
"Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar."
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (2015/2052 E., 2016/9060 K.) kararında açıklandığı üzere, kıdem tazminatının tasfiyeye dâhil edilebilmesi için:
"mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olması (TMK’nun 235/1) ya da bu tazminat kullanılarak başka bir malvarlığına sahip olunmalıdır"
Boşanma davası tarihinden önce tüketilip olağan aile giderlerine harcanan ve geride ikame bir mal bırakmayan kıdem tazminatı artık değere eklenmez. Ancak eşin katılma alacağını azaltma kastıyla devir yapılmışsa TMK m. 229 uyarınca eklenecek değer sayılır.
Kıdem tazminatı kullanılarak başka bir mal (taşınmaz, araç vb.) alınmışsa, tazminatın kişisel ve edinilmiş mal oranları tespit edilerek satın alınan mala yansıtılır (TMK m. 219/5, TMK m. 220/4). Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/10427 E., 2024/610 K. kararında taşınmazın kişisel mal yerine geçen ikame mal olduğu durumlarda diğer eşin katılma alacağının doğmayacağı teyit edilmiştir.
C. Müşterek Hesap Durumu
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (2016/17787 E., 2018/18683 K.) kararında, kıdem tazminatının yatırıldığı vadeli mevduat hesabının müşterek hesap olması durumunda, mal rejiminin sona erdiği tarihteki bakiyenin yarı yarıya (1/2) eşlere ait olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
4. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
1. Malların Paylaşımı: Boşanmada mallar kural olarak aynen paylaşılmaz veya mülkiyet yarı yarıya devredilmez. Eşler arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde karşılığı verilerek edinilen mallar artık değer hesabına girer ve borçlar düşüldükten sonra diğer eş TMK m. 236/1 gereğince artık değerin yarısı (%50) oranında katılma alacağı (nispi para alacağı) elde eder. Katılma alacağı yasadan doğduğu için eşin mala maddi katkı sağlamış olması gerekmez. Mal ayrılığı döneminde (01.01.2002 öncesi) diğer eşin malına yapılan katkı ise katkı payı alacağı doğurur; bu durumda da aynen mülkiyet istenemez, yalnız alacak talep edilebilir.
2. Kıdem Tazminatının Paylaşımı: Kıdem tazminatı doğrudan ortak bir malvarlığı sayılarak peşinen yarı yarıya bölünmez. Paylaşım şu kurallara tâbidir:
○ Evlilik öncesine veya 01.01.2002 öncesi mal ayrılığı dönemine isabet eden çalışma karşılığı kıdem tazminatı kısmı kişisel maldır ve tasfiyeye dâhil edilmez.
○ 01.01.2002 sonrasına ve evlilik birliğinin sürdüğü döneme isabet eden çalışma karşılığı kıdem tazminatı kısmı edinilmiş maldır ve artık değer hesabına girer. Eş, bu kısmın yarısı üzerinde katılma alacağına hak kazanır.
○ Çalışma süresi her iki döneme yayılıyorsa SGK kayıtları ve hizmet cetvellerine dayanılarak oranlama yapılır.
○ Kıdem tazminatının mal rejiminin sona erdiği (boşanma davası) tarihte nakden mevcut olması veya bir ikame mala (taşınmaz, araç vb.) dönüştürülmüş olması şarttır. Boşanma davası tarihinden önce aile giderlerine harcanıp tüketilmiş olan tazminat tasfiyeye dâhil edilmez.
Hakkını Sor Hukuk Platformu