YouTube

ÇEKİŞMELİ BOŞANMANIN SEBEPLERİ:

1. MEVZUAT ÇERÇEVESİ VE ÇEKİŞMELİ BOŞANMA SEBEPLERİNİN TASNİFİ

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca çekişmeli boşanma sebepleri; kanunun sistematiğinde özel boşanma sebepleri (TMK m. 161–165) ve genel boşanma sebepleri (TMK m. 166) olmak üzere iki ana kategoride düzenlenmiştir. Ayrıca bu sebepler, kanunda aranan şartların gerçekleşmesi hâlinde hâkime takdir yetkisi bırakmaksızın boşanmaya hükmedilmesini gerektirip gerektirmediğine göre mutlak ve nispi boşanma sebepleri olarak ayrılmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2021 tarihli, E. 2017/2717, K. 2021/761 sayılı kararında belirtildiği üzere, özel mutlak boşanma sebebine dayalı davalarda mahkemenin inceleme yetkisi sınırlı olup:

"Özel mutlak boşanma sebebine dayalı bir davada ‘kanunun aradığı belli şart’ gerçekleştiği takdirde artık hâkim, genel boşanma ve özel nispi boşanma sebebine dayalı davaların aksine ‘evliliğin çekilmez hale gelip gelmediğini’ incelemeksizin boşanma kararı vermek zorundadır."

2. ÖZEL BOŞANMA SEBEPLERİ (TMK m. 161–165)

A. Zina (TMK m. 161)

● Hukuki Niteliği: Özel ve mutlak boşanma sebebidir.

● Mevzuat Metni:

"Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur."

● Uygulama Esasları: Eşlerden birinin evlilik birliği sürerken karşı cinsten üçüncü bir kişiyle cinsel birliktelik yaşaması aranır. Sebebin öğrenilmesinden başlayarak 6 ay ve her hâlde eylemin üzerinden 5 yıl geçmesiyle dava hakkı düşer; af gerçekleşmişse dava açılamaz.

B. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162)

● Hukuki Niteliği: Özel ve mutlak boşanma sebebidir.

● Mevzuat Metni:

"Eşlerden her biri

diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya

da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma

davası açabilir.

Davaya

hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde

bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden

tarafın dava hakkı yoktur."

● Uygulama Esasları: Canına kasteden fiiller, pek kötü davranışlar veya ağır derecede onur kırıcı hareketler bu kapsama girer. 6 aylık ve 5 yıllık hak düşürücü sürelere tabidir; af dava hakkını düşürür.

C. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163)

● Hukuki Niteliği: Özel ve nispi boşanma sebebidir.

● Mevzuat Metni:

"Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir."

● Uygulama Esasları ve Yargı Kararları: Eşin küçük düşürücü suç işlemesi veya toplum nezdinde haysiyetsiz sayılan bir yaşam sürmesi tek başına boşanma sonucunu doğurmaz; bu eylemler sebebiyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.02.2011 tarihli, E. 2010/1482, K. 2017/2689 sayılı kararında boşanma talebinin özel sebep olarak "haysiyetsiz hayat sürme" vakıasına dayandırılabileceği gibi dilekçede "evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi... temelden sarsılması" ifadeleri yer aldığında talebin genel boşanma sebebi yönünden de incelenmesi gerektiği; "bu genel boşanma nedenine bağlı istek hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; bu konuda bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulduğu belirtilmiştir.

D. Terk (TMK m. 164)

● Hukuki Niteliği: Özel ve mutlak boşanma sebebidir.

● Mevzuat Metni:

"Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz."

● Uygulama Esasları ve Yargı Kararları: Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2021 tarihli, E. 2017/2717, K. 2021/761 sayılı kararında açıklandığı üzere, terke dayalı davada terk fiilinin evlilik yükümlülüklerini ihlal maksadı taşıması, haklı bir nedene dayanmaması, ayrılığın en az 6 ay sürmesi ve usulüne uygun ihtara rağmen dönülmemiş olması aranır; kararda ayrıca "ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz" kuralı vurgulanmıştır.

E. Akıl Hastalığı (TMK m. 165)

● Hukuki Niteliği: Özel ve nispi boşanma sebebidir.

● Mevzuat Metni:

"Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir."

● Uygulama Esasları: Akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi ve bu durumun diğer eş yönünden ortak hayatı çekilmez kılması şarttır.

3. GENEL BOŞANMA SEBEPLERİ (TMK m. 166)

A. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m. 166/1–2)

● Hukuki Niteliği: Genel ve nispi boşanma sebebidir (şiddetli geçimsizlik).

● Mevzuat Metni:

"Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek

derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası

açabilir.

Yukarıdaki

fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan

davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye

kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar

bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir."

● Kusur ve Geçimsizlik Koşulları: Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2023 tarihli (E. 2022/771, K. 2023/1039) ve 29.11.2022 tarihli (E. 2020/727, K. 2022/1620) kararlarında vurgulandığı üzere: "kusur ilkesine göre genel sebeple (4721 sayılı Kanun md. 166/1) boşanmaya karar verebilmek için davalının az da olsa kusurlu olması gerekir" veya başka bir deyişle "Bu durumda kusur ilkesine göre genel sebeple (TMK m. 166/1) boşanmaya karar verebilmek için davalının az da olsa kusurlu olması gerekir." Ağır kusurlu eşin dava açması hâlinde davalının itiraz hakkı bulunmakla birlikte, Hukuk Genel Kuruluna (29.11.2022, E. 2020/727, K. 2022/1620) göre "hâkim ‘ileri sürülen itirazın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğuna ve ayrıca evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı’ kanaatine vardığı takdirde boşanmaya karar verilebilecektir."

● Somut Olay Örnekleri ve Yargı Uygulaması:

○ Hukuk Genel Kurulu (01.11.2023, E. 2022/771, K. 2023/1039), "salt fiili ayrılık" olgusunun boşanma için yeterli olmadığını, eylemin somutlaştırılması ve ortak hayatı sona erdirme kastının delillerle ortaya konulması gerektiğini belirtmiştir.

○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarihli kararında (E. 2014/15522, K. 2014/24990), davacının eşinin kendisine hakaret ve tehditte bulunup fiziksel şiddet uyguladığı iddiasıyla dava açtığı aktarılmış ve çekişmeli davada "Davacı (kadın)'ın bu davayı açılabilmesi için evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması da gerekmemektedir." değerlendirmesi yapılmıştır.

○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarihli kararında (E. 2022/10635, K. 2023/1325), Bölge Adliye Mahkemesinin erkeğin açıklanamayan borçlarla aileyi birden fazla kez ekonomik sıkıntıya sokmasını ve gelirini aşan harcamalarını; kadının ise sürekli maddi taleplerini ve katkı sunmamasını değerlendirerek kurduğu hüküm "Bölge Adliye Mahkemesi kararının ... ONANMASINA" denilerek onanmıştır.

○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.01.2023 tarihli kararında (E. 2022/9144, K. 2023/173), İlk Derece Mahkemesince erkeğin eşine hakaret etmesi ve birlik görevlerini ihmal etmesi sonucu "ortak hayatı sarsacak derecede ve birliğin devamına olanak tanımayacak nitelikte bir geçimsizliğin bulunduğu" gerekçesiyle verilen boşanma kararında Yargıtay "kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir" diyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli kararında (E. 2023/5776, K. 2024/4073), erkeğin kumar oynaması, borçlanması, yalan söylemesi ve eşinin rızası olmaksızın başka şehre gitmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince "evlilik birliğinin kendisine yüklediği sevgi, saygı, anlayış ve ekonomik yükümlülüklerini ağır derecede ihlal" ettiği kabul edilmiş ve erkeği tam kusurlu bulan Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

○ Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.09.2024 tarihli kararında (E. 2023/8808, K. 2024/5721), uyuşmazlığın "ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte kusurlu bir davranışının ispatlanıp ispatlanmadığı" noktasında toplandığı belirtilmiş; ağır hakaret ve tehditlerin tespiti üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

B. Fiili Ayrılık / Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması (TMK m. 166/4)

● Hukuki Niteliği: Genel ve mutlak boşanma sebebidir.

● Mevzuat Metni:

"Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle

açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği

tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak

hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve

eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir."

● Uygulama Esasları: Boşanma sebeplerinden biriyle açılan bir davanın reddine karar verilmesi, bu kararın kesinleşmesinden itibaren en az 1 yıl geçmesi ve bu süre zarfında ortak hayatın yeniden kurulamamış olması hâlinde kusur değerlendirmesi yapılmaksızın boşanmaya karar verilir.

4. ANLAŞMALI BOŞANMADAN DÖNÜLMESİ VE ÇEKİŞMELİ BOŞANMAYA DÖNÜŞME ESASLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre (E. 2023/6501, K. 2023/4142; E. 2024/1117, K. 2024/8212; E. 2024/3412, K. 2024/4114; E. 2025/10352, K. 2026/2521; E. 2025/9746, K. 2026/1856; E. 2025/9205, K. 2025/11645; E. 2023/7871, K. 2023/5108):

● Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan hüküm kesinleşinceye kadar eşlerin bu irade beyanından dönmesini engelleyen yasal bir düzenleme yoktur ("Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki, diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.").

● İradeden dönülmesi veya tarafların anlaşamaması hâlinde dava kendiliğinden veya usulen "Çekişmeli boşanma (TMK md. 166/1-2)" ya da "Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.) olarak görülmesi gerekir." esasına tabi olur.

● Çekişmeli hâle gelen davada mahkemece taraflara, "iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyanları ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak" üzere süre verilmeli, gösterilen deliller usulünce toplanarak neticeye varılmalıdır.

● Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.06.2023 tarihli kararında (E. 2023/761, K. 2023/3495) aktarılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre çekişmeli hâle gelen dava TMK m. 166/1-2 uyarınca yürütülür ve "ıslah olmadıkça, özel boşanma nedenlerine dayalı olarak sürdürülemeyeceğini" ifade eder.

5. YARGILAMA USULÜ VE İSPAT KURALLARI (TMK m. 184)

Çekişmeli boşanma davalarında yargılama usulü özel kurallara bağlanmıştır:

● Mevzuat Metni (TMK m. 184):

"Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:

1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.

2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.

3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.

4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.

5. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir."

● Yargı Uygulamasındaki Yansımaları:

○ Vakıa ve Delil Gösterme Zorunluluğu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.10.2023 tarihli kararında (E. 2023/2239, K. 2023/4871) aktarıldığı üzere, İlk Derece Mahkemesince "davacı erkek tarafından hangi sebeple boşanmak istediğine dair vakıaların dava dilekçesinde belirtilmediği, delil de bildirilmediği" gerekçesiyle davanın reddedilmesi yerinde bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi'ın esastan ret kararı onanmıştır.

○ Kabul ve İkrarın Bağlayıcı Olmaması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.10.2016 tarihli kararında (E. 2015/20109, K. 2016/13610), "çekişmeli boşanma davalarında davalının boşanmayı kabülünün de sonuç doğurmayacağı" belirtilmiş; davanın kabul edilebilmesi için her halükarda "evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir" ilkesi yinelenmiştir. Benzer şekilde Dairenin 21.02.2023 tarihli kararında (E. 2022/10099, K. 2023/661) Bölge Adliye Mahkemesince kadının sadakat yükümlülüğünü ihlaline ilişkin ikrarı dışında delil bulunmadığından "davacı tarafından davalının boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışının dosya kapsamından ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği aktarılmıştır.

Hakkını Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al