EVLENEN KADIN KIDEM TAZMİNATINI ALABİLİR Mİ?

I. MEVZUAT ÇERÇEVESİ

İş hukukunda evlenen kadın işçinin iş sözleşmesini feshetmesi ve kıdem tazminatına hak kazanması, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 4857 sayılı İş Kanunu ile yürürlükte bırakılan 14. maddesinde düzenlenmektedir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesinde yer alan:

"25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır."

hükmü ile aynı Kanun’un Geçici 6. maddesindeki:

"Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır."

düzenlemesi uyarınca, kıdem tazminatına hak kazanma koşulları bakımından 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uygulanmaya devam etmektedir.

1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasında, Kanun kapsamındaki işçilerin hizmet akitlerinin:

"...kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi..."

hâlinde, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği, bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılacağı hükme bağlanmıştır.

II. EVLİLİK NEDENİYLE FESİH VE KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANMA KOŞULLARI

1. Yasal Şartlar ve Feshin Zamanı (Resmî Evlilik ve Bir Yıllık Süre)

1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca kadın işçinin evlilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için:

● İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az 1 tam yıl kıdeminin bulunması,

● Resmî evlilik akdinin tamamlanmış olması,

● İş sözleşmesinin resmî evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde kadın işçi tarafından kendi arzusuyla sona erdirilmesi,

● Fesih iradesinin evlilik sebebine dayandığının açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, E. 2024/4245, K. 2024/5687 sayılı kararında; "Bu hak, sadece kadın işçiye tanınmış olup resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır." tespiti yapılmıştır. Dairenin 20.05.2014 tarihli (E. 2012/10999, K. 2014/16076), 22.09.2014 tarihli (E. 2012/26431, K. 2014/27565), 2012/16586 sayılı (E. 2010/10705) kararlarında ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.01.2016 tarihli kararında (E. 2015/5355, K. 2016/597) istikrarlı olarak; "Kadın işçinin yasanın tanıdığı fesih hakkını kullanması halinde, kıdem tazminatı talep hakkı doğar." ilkesi vurgulanmıştır.

Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarihli, E. 2015/3743, K. 2018/81 sayılı ilamında; "Yine kadın işçi iş sözleşmesini evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile sona erdirirse, kıdem tazminatı hakkı doğar." tespitiyle, bu hakkın ancak çalışırken evlenen ve evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde sözleşmesini sona erdiren kadın işçiye tanındığı belirtilmiştir.

2. Evlilik Öncesi Yapılan Fesihlerin Durumu

Fesih hakkı resmî nikâh akdinin kurulmasıyla doğduğundan, evlilik tarihinden önce işten ayrılan veya evleneceği gerekçesiyle istifa eden kadın işçi yasal kıdem tazminatına hak kazanamaz:

● Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2015/3743, K. 2018/81) ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (E. 2024/4245, K. 2024/5687; E. 2012/26431, K. 2014/27565), işçinin evlilik tarihinden önce işi bırakması durumunda evlilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını belirtmiştir.

● Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarihli kararında (E. 2015/16133, K. 2015/12773), davacının evlilik hazırlıkları gerekçesiyle evlenmeden önce iş sözleşmesini feshetmesi değerlendirilmiş ve "Davacı iş sözleşmesinin evlenmeden feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

● Batman İş Mahkemesinin aktarılan bir kararında (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/25969, K. 2014/28863), işçinin evleneceği gerekçesiyle istifa etmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince "14.10.2010 tarihinde evleneceği gerekçesi ile 24.09.2010 tarihinde davalı kuruma istifa dilekçesi verdiği anlaşılmakla kıdem tazminatına hak kazandığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise yapılan ödemenin mahsup edilmemesi nedeniyle hükmü bozmuştur.

3. Bildirim Öneli ve İşverenin Kabulü Şartı

Evlilik nedeniyle fesih hakkı, kanundan doğan bozucu yenilik doğuran özel bir sona erdirme hakkıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (E. 2024/4245, K. 2024/5687; E. 2012/10999, K. 2014/16076; E. 2010/10705, K. 2012/16586) ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (E. 2015/5355, K. 2016/597) kararlarında açıkça ifade edildiği üzere:

"Feshin işverence kabul edilmesi gerekmediği gibi fesih hakkının bildirim süresi verilerek kullanılması zorunluluğu da bulunmamaktadır."

Kadın işçi derhal fesih hakkına sahip olup ihbar öneli verme zorunluluğu bulunmadığı gibi işverenin rızası veya kabulü de aranmaz.

III. TAZMİNAT TÜRLERİ, FAİZ VE FESİHTEN SONRA YENİDEN ÇALIŞMA

1. İhbar Tazminatı

Evlilik sebebiyle iş sözleşmesini kendisi fesheden kadın işçi ihbar tazminatı talep edemez; işveren de işçiden ihbar tazminatı isteyemez. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (E. 2007/8381, K. 2007/36152), evlilik izninden sonra işe dönmeyerek akdi fesheden işçi yönünden "kıdem tazminatının hüküm altına alınması yerinde" tespitini yapmış, ancak yerel mahkemenin ihbar tazminatını hüküm altına almasını hatalı bularak "ihbar tazminatı talebinin reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." hükmünü kurmuştur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli kararında (E. 2016/5876, K. 2019/3061); "Davalının istifa sebebi 1475 sayılı yasanın 14.maddesinde yer verilen kadın işçinin evliliği sebebi olduğundan bu sebeple yapılan fesih davalıya kıdem tazminatı hakkı kazandırır" tespiti yapılmış, ancak bu fesih 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesi anlamında bir haklı fesih olarak nitelendirilmemiştir.

2. Fesihten Sonra Yeniden Çalışmaya Başlama ve Dürüstlük Kuralı

Kadın işçinin evlilik sebebiyle işten ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, kural olarak kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz:

● Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarihli kararında (E. 2010/37179, K. 2013/1571); "Bu bağlamda evlenmekle bir yıl içinde ayrılan davacının başka yerde işe girmesi kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz." denilerek kadının çalışma hakkını kaybetmeyeceği belirtilmiş ve yerel mahkemenin ret kararı bozulmuştur.

● Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.10.2014 tarihli kararında (E. 2012/34931, K. 2014/28946); "davacının fesihten yaklaşık 3 ay sonra aynı nitelikte başka işyerinde çalışmaya başlaması olgusunun, Hukuk Genel Kurulu’ncada benimsenen Dairemizin istikrarlı görüşüne göre davacının kıdem tazminatı almasına engel oluşturmayacağı" ifade edilerek İlk Derece Mahkemesinin ret kararı bozulmuştur.

● Dairenin 2012/16586 sayılı kararında da (E. 2010/10705), işten ayrıldıktan sonra başka işte çalışmanın tek başına hakkın kötüye kullanımı sayılmayacağı, "Dosya içeriğinde davacının yasal hakkını kötüye kullandığını gösteren somut deliller bulunmamaktadır." tespitiyle vurgulanmıştır.

● Buna karşılık, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.01.1987 tarihli kararında (E. 1986/11078, K. 1987/6) çoğunluk görüşü; "Getirilen bu hükümden işçi kadınların yararlanması yasal haklarıdır." tespitinde bulunmakla birlikte, boşanıp kısa süre sonra aynı eşle yeniden evlenmenin kıdem tazminatından yararlanma amacı taşıdığı ve objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur. (Aynı karardaki karşı oy yazısında ise boşanıp eski eşle yeniden evlenmenin tek başına hile veya kötü niyet delili sayılamayacağı savunulmuştur.)

3. Uygulanacak Faiz Türü ve Başlangıcı

1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi durumunda gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır ve faiz fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli kararında (E. 2016/1357, K. 2019/11156), İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek onanırken "3.907,58 TL. kıdem tazminatının akdin feshi tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

1475 sayılı Kanun’un yürürlükteki 14. maddesi ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde; en az 1 yıllık kıdeme sahip olan kadın işçi, resmî evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde iş sözleşmesini evlilik gerekçesiyle feshettiği takdirde kıdem tazminatı alabilmektedir.

Buna karşılık;

● Resmî nikâhtan önce yapılan fesihlerde kıdem tazminatı hakkı doğmamaktadır.

● Sözleşmeyi bu gerekçeyle fesheden kadın işçi ihbar tazminatı talep edemeyeceği gibi, işverene ihbar öneli verme yükümlülüğü de bulunmamaktadır.

● Kadın işçinin fesihten sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, dürüstlük kuralının açıkça ihlal edildiği somut delillerle kanıtlanmadığı müddetçe kıdem tazminatına engel teşkil etmemektedir.

Hukuki Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al