GÖREVSİZLİK KARARIN HUKUKİ SIHHATI
GÖREVSİZLİK KARARIN HUKUKİ SIHHATI
1. Giriş ve İnceleme Konusu
İncelenen somut uyuşmazlıkta davacı; arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yükleniciye bırakıldığı ileri sürülen bağımsız bölümü, inşaatın tamamlanması gayesiyle site yönetimi kararı ve yüklenicinin oluru ile edindiğini belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Yalnızca arsa sahibine husumet yöneltilerek açılan davada, Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Talep kapsamında; davalı müvekkilin yalnızca arsa sahibi olup yüklenici sıfatını taşımaması, ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi, yüklenicinin davada taraf gösterilmemiş bulunması ve tarafların yargılama boyunca göreve dair herhangi bir itiraz ileri sürmemiş olmaları karşısında verilen görevsizlik kararının hukuki sıhhati değerlendirilmiştir.
2. Görev Kurallarının Niteliği ve Taraflarca Görev İtirazında Bulunulmaması
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Kanun’un 115 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Yargı kararlarında görev kurallarının kamu düzeninden olduğu ve taraflarca itiraz ileri sürülmese dahi resen gözetileceği istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır:
● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (09.05.2023, E. 2022/7732, K. 2023/1360): "Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir."
● Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (26.09.2018, E. 2016/2254, K. 2018/6004): "Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir."
● Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi (16.03.2022, E. 2021/614, K. 2022/153): "Görev hususu ise kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca aynı zamanda dava şartıdır. Taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir ve görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz."
● Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (18.01.2022, E. 2021/1134, K. 2022/106): Görev konusunun mahkemece kendiliğinden ele alınması gerektiğini "kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek" ifadesiyle açıklamıştır.
● Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (24.06.2019, E. 2018/5445, K. 2019/2920): "kamu düzenine ilişkin olan görev hususunun nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış" gerekçesine yer vermiştir.
Bu çerçevede; somut olayda taraflarca göreve yönelik hiçbir itiraz ileri sürülmemiş olması, mahkemenin görev hususunu yargılamanın her safhasında kendiliğinden (resen) incelemesine ve usul hukuku bakımından görevsizlik kararı vermesine engel teşkil etmemektedir.
3. Arsa Sahibinin Hukuki Konumu ve Görevli Mahkemenin Belirlenmesi
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."
A. Arsa Sahibinin Satıcı/Sağlayıcı veya Tüketici Sayılamayacağına Dair İçtihatlar
Yargıtay'ın yerleşik kararlarında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin amacının "arsasını değerlendirmek" olduğu, bu nedenle tüketici sayılamayacağı ve tüketiciye karşı satıcı/sağlayıcı konumunda da bulunmadığı kabul edilmektedir:
● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (09.05.2023, E. 2022/7732, K. 2023/1360): Yükleniciden bağımsız bölüm alan davacının arsa maliklerine açtığı uyuşmazlıkta; "Buna göre davalılar satıcı sıfatına sahip olmadıklarından taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değildir. Bu nedenle davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olmayıp Asliye hukuk mahkemesi görevlidir." sonucuna ulaşmıştır.
● Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (26.09.2019, E. 2016/5089, K. 2019/3869): Arsa sahibinin konumunu değerlendirirken, "Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanunu'nda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı açıktır." ve "arsasını değerlendirmek" gayesi güttüğünü belirtmiş; "Bu durumda eldeki davada uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanun'a göre Tüketici Mahkemelerinde değil genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gözetilerek, arsa sahibi olan davalı ... yönünden dosyanın tefrik edilerek görev yönünden reddine karar verilmesi, davalı yüklenici yönünden ise davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." diyerek hükmü resen bozmuştur.
● Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (25.02.2016, E. 2015/9591, K. 2016/1087): Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde "Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanununda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı açıktır." gerekçesiyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini ifade etmiş; "mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." kuralına dikkat çekmiştir.
● Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (23.10.2009, E. 2009/6059, K. 2009/6712): Yüklenicinin taraf olmadığı uyuşmazlıkta; "taraflar arasında düzenlenmiş bir satım sözleşmesi olmayıp, ek özel yapı ortaklığı sözleşmesi başlıklı harici bir belge düzenlendiği" ve "Davalı arsa sahibi olup, yüklenici konumunda olmadığı, yüklenicinin davada taraf olmadığı" gerekçeleriyle "Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE" karar vermiştir.
● Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (24.06.2019, E. 2018/5445, K. 2019/2920): "davacı alıcı, davalı ise satıcı arsa sahibidir" şeklinde nitelenen ilişkide "Somut olayda davalı arsa sahibi olup, tüketici değildir." değerlendirmesinde bulunarak Asliye Hukuk Mahkemesini görevli görmüştür.
● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (03.03.2025, E. 2024/1917, K. 2025/1296): "Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez." diyerek belirli alıcı grupları yönünden "görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu" sonucuna varmıştır.
B. Karşıt veya Farklı Nitelendirmeler İçeren Kararlar
İçtihat taramasında, yüklenicinin temlikine dayalı uyuşmazlıklarda farklı görev yaklaşımlarının da yer aldığı görülmektedir:
● Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (15.09.2025, E. 2025/1856, K. 2025/2903): Kararda aktarılan Yargıtay 14. Hukuk Dairesi bozma ilamında; "bu davada temlik eden yüklenici [...]’ın taraf olarak gösterilmemesinin sonuca etkili olmadığı, husumet yöneltilmesindeki eksikliğin görevli mahkemece dikkate alınacağı, eldeki davayı görmeye görevli mahkemenin saptadığı gibi genel mahkemeler değil, özel görevli tüketici mahkemesi olduğu" yönündeki gerekçeye yer verilmiş; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise temyiz incelemesinde "Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle hükmü onamıştır.
● Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (26.09.2018, E. 2016/2254, K. 2018/6004): Arsa sahibi ile yüklenicinin birlikte davalı olduğu dosyada; "Somut olayda da; davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı ... iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan ve 9 numaralı bağımsız bölüm konut niteliğinde olduğundan özel yetkisi bulunan tüketici mahkemesi görevlidir." denilmiştir.
● Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (22.02.2023, E. 2022/889, K. 2023/700): Aktarılan önceki 14. Hukuk Dairesi ilamında; "somut olayda; davacı tüketici, yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi, aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur." tespiti aktarılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise esasa ilişkin incelemesinde "sözleşmenin tarafı olmayan arsa sahibi hakkındaki davanın da reddedilmiş olunmasında yasaya aykırılık yoktur." sonucuna vararak kararı onamıştır ("Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,").
● Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (19.02.2024, E. 2023/11046, K. 2024/1805): Yargı yeri belirleme kararında; yüklenici ile tüketici arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğunu belirttikten sonra, davada arsa sahibi ile yüklenici arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması sebebiyle "Davalı müteahhit ile diğer davalı arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olup diğer davalıya karşı açılan açılan davada da özel mahkeme niteliğinde olan tüketici mahkemesinin görevli olduğu" sonucuna varmıştır.
● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (16.02.2021, E. 2020/9671, K. 2021/1499): Kararda aktarılan önceki bozma ilamında "davacı ile diğer davalı arsa sahipleri arasında 4077 sayılı yasa kapsamında bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı arsa sahipleri hakkında açılan davada Tüketici Mahkemesi görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir." denilmesine karşılık; yine kararda aktarılan Hukuk Genel Kurulu kararında "taraflar arasındaki ilişkinin, 4077 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanında olduğu" kaydedilmiştir. Dairenin kendi incelemesinde ise uyuşmazlığın "olağan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olmayıp, hasılat paylaşımlı bir adi ortaklık sözleşmesi" niteliği taşıdığı ifade edilmiştir.
4. İncelenen Yargı Kararları Özeti
Karar Mercii Esas / Karar No Karar Tarihi Uyuşmazlığın Konusu / Nitelendirmesi Karar Sonucu
Yargıtay 3. HD 2022/7732 - 2023/1360 09.05.2023 Arsa sahibinin satıcı olmaması; tüketici mahkemesinin görevli olmaması İlk derece kararı usulden bozma, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırma
Yargıtay 23. HD 2016/5089 - 2019/3869 26.09.2019 Arsa payı karşılığı inşaat; arsa sahibinin tüketici sayılmaması; asliye hukukun görevi Resen bozma
Yargıtay 17. HD 2009/6059 - 2009/6712 23.10.2009 Davalının arsa sahibi olması, yüklenicinin taraf olmaması Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi
Yargıtay 15. HD 2018/5445 - 2019/2920 24.06.2019 Davalı arsa sahibinin tüketici olmaması; asliye hukukun görevi Bozma (karar düzeltme kabulü ile önceki onama kaldırılarak)
Yargıtay 6. HD 2025/1856 - 2025/2903 15.09.2025 Temlik edenin davada yer almaması ve görev tespiti Onama
Yargıtay 5. HD 2023/11046 - 2024/1805 19.02.2024 Müteahhit ile diğer davalı arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığında görev Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi
Yargıtay 14. HD 2016/2254 - 2018/6004 26.09.2018 Temlike dayalı tapu iptali ve tescil; konut niteliği Bozma
Yargıtay 6. HD 2021/1134 - 2022/106 18.01.2022 Yüklenici temlikine dayalı talep; görevin resen gözetilmesi Bozma
Yargıtay 6. HD 2022/889 - 2023/700 22.02.2023 Sözleşmenin tarafı olmayan arsa sahibi aleyhindeki ret kararı Onama
Yargıtay 23. HD 2016/5990 - 2019/2465 29.05.2019 Kat malikinin tüketici sayılamayacağı gerekçesiyle usulden ret Onama
Yargıtay 6. HD 2023/471 - 2024/2354 01.07.2024 Eksik iş bedeli; yükleniciden alanlar yönünden tefrik ve görevsizlik Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırma, yerel mahkeme kararı bozma
Yargıtay 3. HD 2024/1917 - 2025/1296 03.03.2025 6502 sayılı Kanun kapsamı ve edinim amacına göre asliye hukukun görevi İlk derece kararı bozma, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırma
Yargıtay 23. HD 2015/9591 - 2016/1087 25.02.2016 Arsa sahibinin tüketici tanımına uymaması Bozma
Yargıtay 23. HD 2015/9847 - 2018/3747 26.06.2018 Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde asliye hukukun görevi Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD 2025/2318 - 2025/2304 25.09.2025 Ticari/yatırım amaçlı alımda tüketicinin var olmaması İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması
Bakırköy 1. ATM 2024/447 - 2024/542 27.05.2024 Arsa sahibinin tacir veya tüketici olmaması; yapı denetim bedeli Görevsizlik / usulden ret
İstanbul 19. ATM 2021/421 - 2023/128 21.02.2023 Arsa sahibinin tacir olmaması ve ticari dava niteliği bulunmaması Görevsizlik
Kayseri 2. ATM 2025/274 - 2025/276 19.03.2025 Mesken konulu eser sözleşmesi uyuşmazlığı Görevsizlik / usulden ret
Ankara 14. ATM 2023/306 - 2023/278 04.05.2023 Eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali; site yönetiminin tüketici sayılması Görevsizlik / usulden ret
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. HD 2021/1317 - 2022/314 24.02.2022 Apartman yönetiminin tüketici sayılması Esastan ret
5. Hukuki Değerlendirme ve İstinaf Başvurusuna Esas Dayanaklar
Somut olay ve incelenen yargı kararları çerçevesinde Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı değerlendirildiğinde:
1. Tarafların Göreve İtiraz Etmemesi Yönünden:
HMK m. 114/1-c ve m. 115/1 uyarınca mahkemenin görevi dava şartı olup kamu düzenindendir. Kararlarda istikrarlı şekilde belirtildiği üzere; taraflar ileri sürmese dahi mahkeme görevi davanın her aşamasında resen gözetmekle yükümlüdür. Bu itibarla mahkemenin tarafların itirazı olmaksızın görev konusunu ele alması tek başına usule aykırılık oluşturmamaktadır.
2. Davalının Arsa Sahibi Sıfatı ve Yüklenicinin Davada Yer Almaması Yönünden:
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin (09.05.2023, E. 2022/7732, K. 2023/1360) ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (23.10.2009, E. 2009/6059, K. 2009/6712) benimsediği içtihatlar doğrultusunda; davalı arsa sahibinin satıcı veya sağlayıcı sıfatına sahip olmadığı, yüklenicinin de davada taraf gösterilmediği durumlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olarak nitelendirilemez ve davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
3. İstinaf Başvurusu Bakımından:
Müvekkil arsa sahibi adına karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulurken; arsa sahibinin tüketici tanımına uymadığı ("Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanunu'nda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı açıktır."), satıcı/sağlayıcı sıfatını haiz olmadığı, arsa sahibinin amacının "arsasını değerlendirmek" olduğu ve davanın tarafı olmayan yüklenici ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin arsa sahibini 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici işleminin tarafı konumuna getirmeyeceği ("Buna göre davalılar satıcı sıfatına sahip olmadıklarından taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değildir. Bu nedenle davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olmayıp Asliye hukuk mahkemesi görevlidir.") gerekçeleri hukuki dayanak olarak ileri sürülebilir. Bununla birlikte, içtihatta yüklenicinin davada yer almadığı durumlarda dahi uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul eden karşıt kararların da (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi-2025/1856-2025/2903-15.09.2025) mevcut olduğu gözetilmelidir.
Hakkını Sor Hukuk Platformu