YouTube

HAKARET SUÇU VE CEZASI

1. GİRİŞ VE MEVZUAT ÇERÇEVESİ

A. Suçun Tanımı, Unsurları ve Temel Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca:

"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir"

Maddenin ikinci fıkrasında ise fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de birinci fıkrada belirtilen cezaya hükmolunacağı düzenlenmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (12.09.2024, E. 2023/8982, K. 2024/5869) kararında açıkça belirtildiği üzere, "Hakaret etmek bir suçtur." Bu suçun oluşabilmesi için eylemin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması ve sözlerin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte bulunması zorunludur. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi (10.04.2023, E. 2021/806, K. 2023/17025), "bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir." tespitini yapmış; somut olaydaki ifadeleri kaba ve nezaket dışı bularak "hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı" sonucuna varmıştır. Buna karşılık Yargıtay 4. Ceza Dairesi (28.01.2014, E. 2012/16597, K. 2014/2243) kararında, karşı taraf avukatına gönderilen faks içeriğindeki sözlerin "katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek elverişlilikte olup hakaret suçunu oluşturduğu" kabul edilmiştir.

B. Nitelikli Hâller ve Cezayı Artıran Nedenler

5237 sayılı Kanun’un 125. maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında suçun nitelikli hâlleri belirlenmiştir:

● Cezanın Alt Sınırının 1 Yıldan Az Olamayacağı Hâller (TCK m. 125/3): Hakaret suçunun; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

● Aleniyet Hâli (TCK m. 125/4): Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi (05.12.2023, E. 2021/18224, K. 2023/25220) kararında, "Hakaret eyleminin aleni olan stadyumda gerçekleşmesi karşında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı" değerlendirilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi (13.03.2024, E. 2021/25446, K. 2024/3227) kararında da eylemin aleni yerde gerçekleşmesine rağmen artırım uygulanmaması ve cezanın alt sınırının hatalı belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini bozma sebebi yapılmıştır.

● Kurul Hâlinde Çalışan Kamu Görevlilerine Hakaret (TCK m. 125/5): Görevlerinden dolayı hakaret edilmesi durumunda suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.

C. Cezayı Kaldıran veya Azaltan Özel Sebepler

● İddia ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK m. 128): Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında gerçek ve somut vakıalara dayanılması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olunması hâlinde ceza verilmez.

● Haksız Fiil ve Karşılıklı Hakaret (TCK m. 129): Hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi ya da karşılıklı işlenmesi durumunda ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir; kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde ise ceza verilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (12.09.2024, E. 2023/8982, K. 2024/5869) kararında, "Karşılıklı hakarete ilişkin TCK 129 uncu maddesi aynı yasanın 125 inci maddesinde tanımlanan hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde kısmi ya da tamamen cezasızlık halini içermekte olup, 125 inci maddesindeki hakaret suçunun hukuka uygunluk sebebi olarak yer almamaktadır." denilmiştir.

● İsnadın İspatı (TCK m. 127): İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması durumunda kişiye ceza verilmez.

2. HAKARET DAVASININ AÇILMASI SÜRECİ VE USUL HÜKÜMLERİ

Hakaret eylemine karşı cezai ve hukuki olmak üzere iki ayrı başvuru yolu bulunmaktadır:

A. Ceza Yargılamasında Kamu Davasının Açılması Süreci

1. Şikâyet Koşulu ve Süresi (TCK m. 131, m. 73): Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu hariç olmak üzere, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet hakkı kural olarak fiil ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır. 7531 sayılı Kanun ile TCK m. 73/2’ye eklenen hüküm uyarınca:

"Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez."

2. Başvuru ve Soruşturma: Mağdur, delilleriyle yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine şikâyet başvurusu yapar.

3. Mağdurun Belirli Olması Zorunluluğu (TCK m. 126): Yargıtay 4. Ceza Dairesi (26.02.2025, E. 2024/2026, K. 2025/3756) kararında, sanığın paylaşımında kişi adının geçmemesi ve iddianamede eylemin kime yönelik olduğunun açıklanmaması karşısında; "hakaret suçunun mağdurunun belirli veya belirlenebilir kişi olması zorunluluğunun bulunması karşısında; hakaret suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden" mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

4. Kamu Davasının İkamesi (CMK m. 170): 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesi uyarınca kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısındadır. Toplanan deliller yeterli şüphe oluşturduğunda Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi (06.03.2019, E. 2018/1508, K. 2019/940) kararında da süreç, "TCK 106/1.1.cümle Tehdit, TCK 125/1-2 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır." şeklinde somutlaşmıştır.

(Not: 5271 sayılı CMK m. 253/3 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda [TCK m. 125] uzlaştırma yoluna gidilemez. Bununla birlikte, incelenen önceki tarihli kararlarda [örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi, 08.01.2020, E. 2018/4378, K. 2020/163; Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 20.02.2023, E. 2020/27782, K. 2023/10837] dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği veya taraflara uzlaşma teklif edildiği yönünde uygulamalar yer almaktadır.)

B. Hukuk Mahkemesinde Manevi Tazminat Davası Açılması

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca kişilik hakkı saldırıya uğrayan kimse, Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (19.11.2015, E. 2014/16290, K. 2015/13306) kararında, ceza davasında karşılıklı hakaret sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş somut bir olayda, Asliye Hukuk Mahkemesince tazminata hükmedilmesini bozma sebebi saymış ve TBK m. 58/2 uyarınca "Açıklanan nedenle saldırıyı kınayan bir karar vermekle yetinilmesi gerekirken, tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." değerlendirmesini yapmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (15.10.2018, E. 2016/8689, K. 2018/6204) kararında da tarafların karşılıklı hakaret nedeniyle birbirlerinden şikâyetçi olup kamu davası açılmasının ardından açılan manevi tazminat talepleri incelenmiştir.

3. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Mevzuat ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde:

1. Davanın Açılması Yönünden: Hakaret fiiline maruz kalan kişinin cezai süreç başlatabilmesi için kural olarak fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay (ve her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl) içinde yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine şikâyette bulunması gerekir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâlinde ise soruşturma re'sen yürütülür. Savcılıkça yeterli şüpheye ulaşıldığında düzenlenen iddianame ile Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılır. Mağdurun şahsına ilişkin belirlenebilirlik bulunmaması durumunda açılmış geçerli bir ceza davasından söz edilemez (Yargıtay 4. CD, E. 2024/2026, K. 2025/3756). Hukuki açıdan ise kişilik hakkı ihlal edilen kişi Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir (TBK m. 58).

2. Cezası Yönünden: Suçun temel cezası TCK m. 125/1 gereğince 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi nitelikli hâllerde (TCK m. 125/3) cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz; fiilin alenen işlenmesi hâlinde ise (TCK m. 125/4) ceza altıda biri oranında artırılır. İncelenen yargı kararlarında, olayın niteliğine, aleniyet durumuna, teşdit ve indirim sebeplerine göre mahkemelerce adli para cezası veya hapis cezası verildiği görülmektedir.

TARAMA KAPSAMI

● Yöntem: Anlamsal arama; sorguya anlamca en yakın kararlar puanlanıp incelenmiştir. Tarama bir mahkemenin, dairenin ya da dönemin bütün kararlarını kapsamaz.

● Mahkeme Süzgeci: Yok (bütün mahkemeler).

● Yıl Süzgeci: Yok.

● Tarama Verisi: 1 arama turu yapılmış, 112 aday karar puanlanmış, 31 kararın tam metni incelenmiştir. Bu araştırmanın taramasında yer almayan hususlarda genel bir içtihat yokluğu sonucu çıkarılmamalıdır.

Hakkını Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al