MİRAS PAYLARI VE MİRASÇILARIN MAL PAYLAŞIMI
1. Giriş ve Mevzuat Çerçevesi
Türk hukukunda mirasın intikali, yasal mirasçılık sıfatı, miras paylarının tespiti ve terekenin paylaştırılması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerine tabidir. Temel düzenlemeler Kanun’un Miras Hukuku başlıklı Üçüncü Kitabı’nda (özellikle m. 495-501 ile m. 640-676 arasında) yer almaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi-2021/1936-2021/3982-14.06.2021 sayılı kararında belirtildiği üzere, "Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir."
2. Yasal Mirasçılık ve Miras Payları (Kimin Ne Kadar Alacağı)
Türk Medeni Kanunu’nda yasal mirasçılık zümre sistemi esasına göre düzenlenmiştir. Öncelikli zümrede mirasçı bulunması, sonraki zümrenin mirasçılığını engeller.
A. Birinci Zümre (Altsoy)
4721 sayılı Kanun m. 495 uyarınca:
"Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur.
Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır."
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi-2016/2318-2016/4329-11.04.2016 sayılı kararında "Murisin çocukları eşit olarak mirasçıdırlar." ilkesini vurgulamış; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2012/4880-2012/7426-01.11.2012 sayılı kararında da somut olay kapsamında "miras bırakan ... ...'in bütün mirasının önce çocukları ..., ... ve ... arasında eşit şekilde paylaştırılması" gereğine işaret etmiştir.
B. İkinci Zümre (Ana ve Baba)
4721 sayılı Kanun m. 496 uyarınca:
"Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar
eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan
önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi
altsoyları alır.
Bir
tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki
mirasçılara kalır."
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2012/4880-2012/7426-01.11.2012 sayılı kararında "4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 575. maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır. Ve yine aynı Kanunun 496. maddesi hükmüne göre de alt soyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları anne ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçılardır." tespiti yapılmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2025/2166-2025/5607-24.12.2025 sayılı kararına konu İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde, "bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır" kuralı aktarılmış; anne tarafında mirasçı bulunmadığından mirasın diğer tarafa kaldığı tespiti Dairece "usul ve kanuna uygun" bulunarak onanmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2012/3117-2012/6427-26.09.2012 sayılı kararında "füruu olmayanın mirasçısının baba ve anası olduğunu bunların eşit mirasçı olacaklarını ve bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde bütün mirasın diğer tarafa geçeceği" ifade edilmiştir.
C. Üçüncü Zümre (Büyük Ana ve Büyük Baba)
4721 sayılı Kanun m. 497 uyarınca:
"Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.
Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer."
D. Sağ Kalan Eşin Miras Payı
4721 sayılı Kanun m. 499 uyarınca, sağ kalan eş tek başına bir zümre oluşturmaz; birlikte bulunduğu zümreye göre değişken oranlarda miras alır:
"Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,
2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,
3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır."
Yargı kararlarındaki uygulamalar:
● Eşin Altsoy (1. Zümre) ile Birlikte Mirasçılığı:
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2022/6165-2023/137-12.01.2023 sayılı kararında İlk Derece Mahkemesinin "sağ kalan eş alt soy ile birlikte bulunduğundan dolayı yasal miras payının 1/4 oranında olduğu, eşin miras payından arta kalan 3/4 oranındaki miras payı ise mirasçı alt soy arasında eşit olarak paylaştırılacağı" yönündeki tespiti onanmıştır.
○ Yargıtay 14. Hukuk Dairesi-2016/2318-2016/4329-11.04.2016 sayılı kararında "mirasın dörtte biri sağ kalan eşe kalır." ve "mirasın kalan dörtte üçü ise murisin çocuklarına eşit olarak paylaştırılması gerekir." ifadelerine yer verilmiştir.
○ Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2022/2806-2022/5652-12.09.2022 sayılı kararında "mirasbırakan Ahmet Cemil Şahin’den mirasçılarına intikal eden toplam 21/54 (11.760/30240) payın ¼ ‘ünün mirasbırakanın sağ kalan eşi ...’e, ¾ ünün ise mirasbırakanın çocuklarına paylaştırılması gerekir" denilerek hüküm "DÜZELTİLEREK ONANMASINA" şeklinde kurulmuştur. Hükümde "e) 2.940 payın ...'e, f) 1.260 payın ...'e, g) 1.260 payın ...'e, h) 1.260 payın ...'e, ı) 1.260 payın ....e, i) 1.260 payın ...'e, j) 1.260 payın .....'e, k)1.260 payın ... adına tapuya tesciline," dağılımı yapılmıştır.
○ Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2014/119-2014/19119-24.10.2014 sayılı kararında "miras bırakan M.. B..'ın mirası belirlenerek bunun dörtte birinin sağ kalan eşi Melahat'a, dörtte üçünün ise müşterek çocukları Zeynep ve Kadriye ile ilk eşi Nakşe'den olma çocuğu Meryem'e (Meryem'in de ölümüyle ölüm tarihlerine göre belirlenecek paylarla kendi mirasçılarına) paylaştırılması" gerektiği belirtilmiş; yerel mahkemenin hatalı paylaştırma içeren kabul kararı için "mahalli mahkemenin sözü edilen kararının yukarıda belirtilen nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA" karar verilmiştir.
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2012/3117-2012/6427-26.09.2012 sayılı kararında "ölenin çocukları ile birlikte mirasçı olan karı veya kocanın dörtte bir miras alacağını" belirtmiştir.
● Eşin İkinci Zümre ile Birlikte Mirasçılığı:
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2009/6318-2010/1262-11.03.2010 sayılı kararında çocuksuz murisin mirasında "miras bırakanın eşi ...'nin mirastan 1/2 oranında pay alacağı, kalan 1/2 payın ise eşit olarak ve 1/4 oranında miras bırakanın ölü olan anne ve babası ... ve ...'in altsoylarına kalacağı" ve "ana veya baba kollarından birinin altsoyunda mirasçı kalmadıkça bu kola intikal edecek miras payının diğer koldan gelen mirasçılara geçmeyeceği" vurgulanarak hüküm bozulmuştur.
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2012/3117-2012/6427-26.09.2012 sayılı kararında evli ve çocuksuz mirasçının payının "miras payının yarısının eşi ...'a diğer yarısının ise eşit şekilde anne ve babasına, ölü olmaları halinde altsoylarına gideceği" açıklanmıştır.
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2024/2131-2025/814-17.02.2025 sayılı kararına konu olayda İlk Derece Mahkemesince murisin mirasçıları "davacı eşi ... ile ikinci zümrede bulunan davalı kız kardeşi ..." olarak gösterilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA" karar vermiştir.
E. Evlâtlık ve Devletin Mirasçılığı
● 4721 sayılı Kanun m. 500 uyarınca: "Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar."
● 4721 sayılı Kanun m. 501 uyarınca: "Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer."
3. Terekenin Hukuki Niteliği: Miras Ortaklığı ve Elbirliği Mülkiyeti
Mirasbırakanın vefatı ile tereke bir bütün olarak mirasçılara geçer.
4721 sayılı Kanun m. 640 uyarınca:
"Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.
Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler."
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/4037-2022/2094-15.03.2022 sayılı kararında "miras; murisin ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer" ve "Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar" ilkeleri belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/4351-2022/2515-28.03.2022 sayılı kararında "tereke tüm mirasçılara bir bütün halinde intikal eder. Asıl olan terekenin bir bütün olarak tasarruf edildiğidir." denilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/5890-2023/1233-02.03.2023 sayılı kararında "Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.", "Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar" ve elbirliği mülkiyetinde "ortakların belirlenmiş payları" bulunmadığı açıklanmış; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı "Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun" gerekçesiyle onanmıştır.
4. Mirasın Paylaşılması Usulü (Nasıl Paylaşılır?)
Mirasçılar terekeyi rızai taksim ile anlaşarak veya kazai taksim (ortaklığın giderilmesi/paylaşma davası) yoluyla mahkeme aracılığıyla paylaşabilirler.
A. Anlaşma Yoluyla Paylaşma (Rızai Taksim)
4721 sayılı Kanun m. 676 uyarınca:
"Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır."
Yargıtay kararlarında rızai paylaşıma ilişkin şu ilkeler yer almaktadır:
● Tüm Mirasçıların Katılımı ve İspat: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi-2021/910-2021/1625-24.02.2021 sayılı kararında "Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir taksimin varlığından söz edilebilmesi, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır." denilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/3813-2022/161-12.01.2022 sayılı kararında "paylaşıma dayanan taraf, TMK'nın 6. maddesi uyarınca, taşınmazın paylaştırılmış olduğunu, adına tespit edilecek kısmın kendisine isabet ettiğini, tespit tarihine kadar paylaşımın bozulmadığını ispat etmelidir." denilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş ("Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA"); Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2025/2386-2026/169-14.01.2026 kararında "taşınmazların evveliyatının [...]'dan mı yoksa eşi olan [...]'den mi geldiğinin belirlenmesi; taşınmazlarda kimlerin miras yoluyla gelen hakkı bulunduğu ve miras paylarının ne olduğu" saptanmadan karar verilemeyeceği belirtilmiştir.
● Paylaşmada Eşitlik Zorunluluğunun Bulunmaması: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/4037-2022/2094-15.03.2022 kararında "Taksimin geçerli olabilmesinin, terekenin mirasçılar arasında eşit paylaştırılmasına bağlı bulunmadığı" belirtilmiş; Yargıtay 16. Hukuk Dairesi-2021/910-2021/1625-24.02.2021 ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2025/2386-2026/169-14.01.2026 kararlarında "paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı" ifade edilmiştir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi-2017/2277-2021/2541-22.03.2021 kararında da bozma ilamındaki "deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığının gözönünde tutulması" gerekçesine uyularak verilen karar "usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA" denilerek onanmıştır.
B. Yargı Yoluyla Paylaşma (Kazai Taksim / Ortaklığın Giderilmesi)
Mirasçıların anlaşamaması halinde sulh mahkemesinde dava açılır.
4721 sayılı Kanun m. 642 uyarınca:
"Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.
Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.
Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir."
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi-2017/1206-2021/508-02.02.2021 sayılı kararında "Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir." ve "Mirasçılar, tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluştururlar." ilkelerine yer verilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mirasbırakanın Paylaştırma Kuralları
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2023/1671-2024/2881-23.05.2024 sayılı kararında, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla paylaştırma kuralı koyabileceği belirtilmiş; "Bu kurallar, mirasbırakan tarafından kastedilmemiş olan bir eşitsizlik hâlinde payların denkleştirilmesi olanağı saklı kalmak kaydıyla, mirasçılar için bağlayıcıdır." ilkesi aktarılmış ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı "paylaştırma kuralının ne şekilde uygulanacağı hususunda uyuşmazlığı giderici mahiyette verilen kararın isabetli" görülerek onanmıştır.
5. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
1. Ölüm Tarihine Göre Hukuk Uygulaması: Mirasçılık sıfatı ve yasal miras payları mirasbırakanın vefat ettiği tarihteki mevzuata tabidir.
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2023/4441-2024/5899-23.12.2024 kararında "mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği öngörülmüştür." denilmiştir.
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2022/1613-2023/3685-06.07.2023 kararında 1964 yılındaki vefat için "bu payın 1/4’ü (ve terekenin 1/2'si üzerindeki intifa hakkı) 2006 yılında vefat eden eşi Elfize Karataş’a; gerikalan 3/4’ü de ana baba veya onların alt soyuna kalacaktır." tespiti yapılmış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
2. Öncelikli Tereke Borçları ve Mal Rejimi Tasfiyesi: Paylaşım yapılmadan önce tereke borçları ile sağ kalan eşin katılma alacağı ödenmeli/mahsup edilmelidir.
○ Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2021/1524-2021/4147-20.05.2021 sayılı kararında "Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır." denilmiş ve "alacak ve borçları mahsup edilerek bakiye alacak yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde miras payları gözardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
3. Miras Payına Dayalı Talepler ve Veraset İlamı: Paylaşma yapılmadığında talepler veraset ilamındaki miras payına dayalı kabul edilebilmektedir.
○ Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2023/4366-2024/4295-10.06.2024 kararında İlk Derece Mahkemesince "kök miras bırakan ...'e ait Akkuş Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/107 Esas, 2012/115 Karar ve 15.06.2012 tarihli veraset ilamındaki miras payı oranında dava konusu yerlerin adına tesciline karar verilmiştir." denilmiş ve onanmıştır.
○ Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/4351-2022/2515-28.03.2022 kararında davacının payı "1/28 miras payı" olarak belirlenerek hüküm bozulmuştur.
○ Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/4037-2022/2094-15.03.2022 kararında geçerli taksim yoksa "aksi takdirde diğer mirasçılar tarafından açılmış bir dava bulunmadığı da dikkate alınarak davanın, davacının miras payı ile sınırlı olarak kabulüne karar verilmelidir." tespitiyle bozma kurulmuştur.
○ Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2024/1174-2025/2768-29.05.2025 kararında İlk Derece Mahkemesince "... taşınmazdaki davalı adına olan tapu kaydının, davacı ...'in miras payı olan 1/5 oranında iptali ile davacı ... vefat ettiğinden Gönen 2. Noterliğinin 21.11.2022 tarih 8787 yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki belirtilen mirasçıları davacılar adına miras payları oranında tesciline, kalan 4/5 kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir." hükmü verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay "Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA" karar vermiştir.
○ Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2022/570-2025/5756-18.09.2025 kararında İlk Derece Mahkemesince "1 18... parselin tespitinin iptali ile bu taşınmazın ...'in veraset ilamına göre 1/4 hissesinin ..., 1/4 hissesinin ..., 1/4 hissesinin ... ve kalan 1/4 hissesinin ise ... adına tesciline karar verilmiş" hükmü Yargıtayca incelenerek "Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA" şeklinde onanmıştır.
○ Halefiyet ve alt pay dağılımı hatalarında Yargıtay 14. Hukuk Dairesi-2016/2318-2016/4329-11.04.2016 kararında ".............'ya isabet eden dörtte bir payın çocukları ... ve ..........'ya eşit olarak paylaştırılması gerekir." denilerek bozma yapılmış; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2014/119-2014/19119-24.10.2014 kararında "sağ kalan eş Melahat'ın miras bırakan Mustafa'dan gelen dörtte bir miras payının ise 07.05.2004 tarihinde ölümü ile sadece miras bırakan Mustafa'dan olma evlatları Zeynep ve Kadriye'ye paylaştırılması gerekirken" gerekçesiyle bozma verilmiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi-2012/4880-2012/7426-01.11.2012 kararında "terekenin 6 pay kabul edilerek 1 payının davacı ...'a, 5 payının ise davalı ...'e ait olacağı gözetilerek bu doğrultuda yeni mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz" görülerek bozulmuş; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi-2021/1936-2021/3982-14.06.2021 kararında murisin ölümüyle "geriye mirasçıları çocukları ..., ... ve ...kalmıştır." denilip pay intikalindeki hesap hatası nedeniyle "temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA" karar verilmiştir.
Hakkını Sor Hukuk Platformu