MİRASBIRAKANIN BORÇLARININ MİRASÇILARA GEÇİŞİ VE MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU
1. Mevzuat Çerçevesi ve Temel Esaslar
Türk miras hukukunda külli halefiyet ilkesi geçerlidir. Mirasbırakanın ölümü ile birlikte aktif ve pasifleri kapsayan malvarlığı bir bütün olarak terekeyi oluşturur ve mirasçılara geçer. Mirasbırakanın borçlarının intikali ve mirasçıların sorumluluğu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinde düzenlenmiştir.
A. Külli Halefiyet ve Kişisel Sorumluluk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi uyarınca:
"Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler."
Mirasbırakanın şahsına sıkı sıkıya bağlı olmayan ve malvarlığından ifası kabil olan maddi edim borçları (krediler, senet/çek borçları, kamu borçları vb.) mirasçılara intikal eder. Mirasçılar yalnızca tereke mallarıyla değil, şahsi malvarlıklarıyla da sorumludur.
B. Müteselsil Sorumluluk İlkesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 641. maddesinin birinci fıkrası uyarınca:
"Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar."
Kanun’un 681. maddesinin birinci fıkrasında ise paylaşmadan sonraki durum şu şekilde hükme bağlanmıştır:
"Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar."
Bu düzenlemeler gereğince alacaklılar borcun tamamını mirasçıların herhangi birinden veya hepsinden talep edebilir. Borcu ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara payları oranında rücu edebilir.
C. Mirasın Reddi (Gerçek ve Hükmen Ret) ve Ret Hakkının Düşmesi
● Gerçek (İradi) Ret: 4721 sayılı Kanun’un 605. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler." Kanun'un 606. maddesi uyarınca "Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar."
● Hükmen Ret: 4721 sayılı Kanun’un 605. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır."
● Ret Hakkının Kaybı: 4721 sayılı Kanun’un 610. maddesi uyarınca:
"Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.
Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz."
2. Yargı Kararları Işığında Mirasbırakanın Borçlarının İntikali
A. Borçların Mirasçılara Geçişi ve Sorumluluğun Niteliği
Yargı içtihatlarında, babadan (mirasbırakandan) kalan borçların ölüm anında mirasçılara intikal ettiği istikrarlı şekilde kabul edilmektedir:
● Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (27.11.2025, E. 2024/10465, K. 2025/15893): "Türk miras hukuku sisteminde, murisin malvarlığına dahil bulunan borçlar, ölüm ile birlikte terekeye intikal eder ve mirası kabul eden mirasçılar bu borçlardan şahsen sorumlu hale gelirler." Daire ayrıca, "Muris tarafından davalı bankadan kullanılan kredi borcunun murisin ölümü ile son bulmadığı gibi bu borcun mirası reddetmeyen mirasçılar tarafından davalı bankaya ödenmesi gerektiği izahtan uzaktır." gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararını davalılar yararına bozmuştur.
● Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (26.02.2026, E. 2025/5445, K. 2026/1405): "Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer mal varlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar." tespitinde bulunmuş; "Ölüm anında miras payı mirasçıya geçer." gerekçesiyle davanın reddi kararını bozmuştur.
● Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (06.06.2014, E. 2013/16661, K. 2014/11770): "Borçlu ölmüş olsa bile mirasçılarına karşı halefiyat kuralı gereğince her türlü takibin ve davanın açılması mümkündür." ve "mirasçılar; tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar." ifadelerine yer vererek ilk derece mahkemesi hükmünü bozmuştur.
● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (29.09.2025, E. 2025/948, K. 2025/4400): Mirasçıların "mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar" ve "mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar" ilkelerini vurgulamış; "Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur." ilkesi uyarınca, mirasçıların borçtan müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını davacılar yararına bozmuştur.
● Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (04.10.2022, E. 2021/295, K. 2022/673): "Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır." ve "Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, üçüncü kişilere karşı kişisel olarak (4721 Sayılı TMK mad. 599/2) ve müteselsilen (TMK mad. 641) sorumludurlar." gerekçesiyle mirasçıların yalnızca payları oranında sorumlu olduğu iddiasını kabul etmeyerek davayı reddetmiştir.
● İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (07.10.2021, E. 2020/655, K. 2021/803): "Niteliği gereği her bir mirasçı yönünden borcun tamamından sorumluluk oluşmaktadır." ve "her bir mirasçı miras hissesinin üzerinde ödemiş olduğu borç miktarını diğer mirasçılardan talep edebilecektir." değerlendirmesiyle, "Davalıların mirası reddettiklerine dair herhangi bir belge dosyaya sunulmadığından davalılar muris ...’in alacak ve borçlarının tarafı olmuşlardır." diyerek davayı kabul etmiştir.
● Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi (16.02.2023, E. 2022/680, K. 2023/115): Mirası reddetmeyen davacının borçlu olmadığının tespiti talebini, "TMK'nın 641/1 maddesi uyarınca mirasçıların tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlendiği" ve "davacının mirasın reddi talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla bu hususa yönelik iddiaların da reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle reddetmiştir.
● İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (11.01.2023, E. 2018/1026, K. 2023/14): Dosyadaki bilirkişi raporunda yer alan "miras bırakanın borcunun tereke borcu olup ödenmesinden mirasçıların sorumlu olduğu, her bir mirasçının müteveffanın borçlarının tamamından sorumlu olduğu" tespiti aktarılmış; mahkeme, davacının bono borcuna ilişkin iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle ("Davacı yan, iddiasını ispat edemediğinden, davacı yanın bu haliyle borçlu olmadığını da belgeleyecek başkaca bir delili olmadığından") davayı reddetmiştir.
B. Mirasçılara İntikal Eden Borçların Kapsamı ve İstisnaları
● Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (28.03.2017, E. 2017/333, K. 2017/2680): "miras bırakanın kişisel özelliklerinin ağır bastığı, düşünsel ve bedeni özellik ve yetenekleri göz önünde bulundurularak yapılmış, borcun bizzat miras bırakan tarafından yerine getirilmesi gereken kişisel edim borçları dışında, malvarlığından ifa durumunda olunan maddi edim borçları mirasçılara intikal eder" ilkesini belirterek, "Mirasçıların sorumluluğu bakımından borcun kaynağı önem arz etmemektedir" ve "söz konusu idari para cezası borcu muristen intikal etmekle" gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin mahkeme hükmünü bozmuştur.
● Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (02.10.2018, E. 2018/5522, K. 2018/7319): "miras bırakanın kişisel özelliklerinin ağır bastığı, düşünsel ve bedeni özellik ve yetenekleri göz önünde bulundurularak yapılmış, borcun bizzat miras bırakan tarafından yerine getirilmesi gereken kişisel edim borçları dışında" maddi edim borçlarının mirasçılara geçeceğini vurgulamış; mirasın reddi veya terekenin borca batıklığı araştırılmadan karar verilmesini hatalı bularak "Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA" karar vermiştir.
● Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (09.11.2022, E. 2022/7255, K. 2022/13952): "mirasçıların, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazandıkları ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu oldukları" kuralını belirtmiş; terekenin borca batıklığı yönündeki itirazın yeterince araştırılmaması nedeniyle "Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA" karar vermiştir.
● Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (08.10.2009, E. 2008/12603, K. 2009/12270): "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar...mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar..." ilkesi doğrultusunda, murise yersiz ödenen yaşlılık aylıkları yönünden "Davacının, murisinin yersiz aldığı aylıklar nedeniyle SGK’na borçlu bulunduğu ve bu borcun terekeye dahil olduğu" gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
3. Mirasın Reddi Hâlinde Sorumluluktan Kurtulma
Mirasçılar, mirası iradi olarak (3 ay içinde) veya terekenin borca batık olması durumunda hükmen reddederek babalarından kalan borçlardan sorumlu olmaktan kurtulabilirler:
● Mirasın Gerçek Reddi: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (07.01.2025, E. 2024/13866, K. 2025/86), babasının mirasını kayıtsız şartsız reddeden mirasçı hakkındaki ödeme emirlerinin iptaline ilişkin ilk derece kararının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamış; "temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." değerlendirmesinde bulunmuştur.
● Terekenin Borca Batıklığı ve Hükmen Ret:
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (20.01.2022, E. 2021/2148, K. 2022/634), "Miras bırakanın ölümü ile, tereke bütün aktif ve pasifi ile mirasçılarına geçer." ve "Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir" tespitlerini yapmış; borçların yeterince araştırılmaması gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünü bozmuştur.
○ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi (07.04.2022, E. 2015/816, K. 2022/382), "mirasçılar mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar" kuralını hatırlatmış; mirasın reddedilmesi durumunda "artık bu mirasçılara karşı icra takibi yapılamayacak ve mirasbırakana ait borç ve yükümlülüklerden sorumlu tutulamayacaktır" gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
○ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi (12.07.2023, E. 2022/665, K. 2023/501), "terekenin borca batık olduğu ve mirasçıların mirası hükmen reddettiklerinin tespit edildiği" gerekçesiyle "davalıların murisi olan ...'ın davacı bankaya olan borçlarından ötürü davalıların sorumlu tutulamayacakları" sonucuna varmış ve "Davanın REDDİNE" karar vermiştir.
○ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (14.03.2024, E. 2021/684, K. 2024/410), "Mirasın hükmen reddinde görevli mahkemece, davalı bankanın da hasım olarak gösterildiği bir yargılama sonucu terekenin borca batıklığı belirlendiğinden mirasçının artık murisin borçlarından sorumlu tutulması mümkün değildir." ve "Bankaca, mirasın hükmen reddi davasından sonra, haciz işlemlerinin devam ettirilerek, cebri icra ile alacakların tahsil edilmesi nedeniyle yapılan haksız tahsilatın iadesi gerekir." gerekçesiyle davayı kabul eden ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
○ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararlarında (05.06.2024, E. 2023/3649, K. 2024/3231 - "ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi resmen tespit edildiğinde miras reddedilmiş sayılır"; 09.12.2024, E. 2024/154, K. 2024/5554 - "murisin ölümü tarihi itibarı ile terekesinin borca batık olduğu" gerekçesiyle onama; 06.02.2025, E. 2024/2070, K. 2025/569 - "davacının murisinin terekesinin borca batık olduğunun ve TMK. 605/2 hükmü gereği mirasın reddedilmiş sayıldığının tespitine" ilişkin karara yönelik onama; 07.04.2025, E. 2024/3615, K. 2025/1742 - "muris ...'ın terekesinin borca batık olması nedeniyle davacılar tarafından mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitine" ilişkin karara yönelik onama; 11.06.2024, E. 2023/3431, K. 2024/3391 - "murisin ölüm tarihi itibarıyla tereke aktifinin pasifini karşılamaya yetmediği" gerekçesiyle onama; 06.11.2024, E. 2024/3823, K. 2024/4943 - "ölüm tarihi itibariyle murisin terekesinin borca batık olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle onama) terekenin borca batık olması ve sahiplenme kastının bulunmaması hâlinde mirasçıların borçlardan sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.
● Tereke İşlemlerine Karışma İstisnası: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (09.12.2021, E. 2021/5822, K. 2021/3722), "Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir." kuralını yinelemekle birlikte; "Mirasçının kendisine yönelik haciz baskısı altında murise ait bir borcu ödemiş olması 4721 sayılı TMK'nın 610/2. maddesinde belirtilen tereke işlemlerine karışma olarak kabul edilemez." gerekçesiyle ret hakkının kaybedilmediğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
4. Sonuç
1. Borcun İntikali: Mirasbırakanın (babanın) şahsına bağlı olmayan tüm maddi edim borçları (kredi borçları, senetler, kamu/vergi/SGK borçları vb.) ölümle birlikte mirasçılara geçer.
2. Sorumluluğun Niteliği: Mirası reddetmeyen mirasçılar, babalarından kalan tereke borçlarından yalnızca tereke mallarıyla değil, kendi şahsi malvarlıklarıyla ve alacaklılara karşı müteselsilen (borcun tamamından) sorumludurlar.
3. Borçtan Kurtulma: Mirasçıların bu borçlardan sorumlu tutulmaması ancak ölüm tarihinden (veya öğrenmeden) itibaren 3 ay içinde mirası kayıtsız şartsız reddetmeleri (TMK m. 605/1, 606) veya mirasbırakanın ölüm tarihinde terekesinin borca batık olması durumunda mirasın hükmen reddinin tespiti (TMK m. 605/2) ile mümkündür. Mirasçıların mirası kabul anlamına gelecek tasarrufi fiillerde bulunmaması (TMK m. 610/2) gerekmektedir.
Hakkını Sor Hukuk Platformu