YouTube

SOSYAL MEDYADA HAKARET VEYA TEHDİT EYLEMLERİNDE BAŞVURU MERCİLERİ VE USULÜ

1. GİRİŞ VE MEVZUAT ÇERÇEVESİ

Sosyal medya platformları (X, Instagram, Facebook vb.) üzerinden gerçekleştirilen hakaret veya tehdit niteliğindeki eylemler, ceza hukuku anlamında suç teşkil etmekte ve bu eylemlere karşı başvurulacak adli, idari ve hukuki yollar Türk mevzuatında açık biçimde düzenlenmektedir.

A. Ceza Muhakemesi Hukuku Bakımından Başvuru Mercileri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesi uyarınca suçlara ilişkin başvuru yolları şu şekildedir:

● Cumhuriyet Başsavcılığı ve Kolluk: 5271 sayılı Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir." Mağdur, doğrudan yerleşim yerindeki veya suçun öğrenildiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edebileceği gibi polis merkezi amirliğine, jandarma karakoluna veya siber suçlarla mücadele birimlerine başvurabilir. Ayrıca vekiller vasıtasıyla UYAP Avukat Portalı üzerinden nöbetçi müracaat bürolarına elektronik imzalı dilekçe sunulması mümkündür.

● Diğer Merciler: Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre; "Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir."

● Yurt Dışından Başvuru: Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca; "Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir."

● Şekil: Maddenin beşinci fıkrası gereğince; "İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir."

B. Yetkili Yer Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemenin Belirlenmesi

Sosyal medya ve bilişim sistemleri üzerinden işlenen suçlarda yetkili merci 5271 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre belirlenir:

● Madde 12/1 uyarınca kural olarak "Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir."

● Madde 12/5 uyarınca "Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir."

● Madde 12/6 uyarınca "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir."

C. Suç Tiplerine Göre Takip Koşulları ve Süreler

● Hakaret Suçu (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125, 131, 73): 5237 sayılı Kanun’un 131. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır." Şikâyet süresi kural olarak fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. 7531 sayılı Kanun ile 73. maddenin ikinci fıkrasına eklenen hüküm uyarınca; "Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez."

● Tehdit Suçu (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 106): Failin, mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehditte bulunması hâlinde suç şikâyete tabi olmayıp re’sen soruşturulur; 6 aylık süre aranmaz. Buna karşılık 106. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca; "Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Tehdit fiilinin kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle (örneğin sahte/anonim sosyal medya hesaplarıyla) işlenmesi durumunda 106. maddenin ikinci fıkrası uyarınca re’sen takip edilir.

D. Soruşturma Usulü ve Takipsizlik Kararına İtiraz

● Soruşturma Yükümlülüğü: 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar."

● İtiraz: 5271 sayılı Kanun’un 173. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir."

2. YARGI KARARLARI IŞIĞINDA BAŞVURU MERCİLERİ VE USULÜ

İncelenen yargı kararlarında, sosyal medya üzerinden işlenen hakaret ve tehdit eylemlerine karşı izlenen başvuru yolları, yetkili merciler ve soruşturma makamlarının görevleri şu şekilde somutlaşmaktadır:

A. Cumhuriyet Başsavcılıklarına Başvuru (Fiziki ve UYAP Yoluyla)

İncelemeye konu kararların büyük çoğunluğunda şikâyet veya suç duyurularının doğrudan ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan dilekçelerle yapıldığı görülmektedir:

● Anayasa Mahkemesi (B. No: 2014/4988, 19/12/2017): Başvurucunun sosyal medya paylaşımındaki hakaret iddiasıyla "18/6/2013 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosuna suç duyurusunda" bulunduğu aktarılmıştır.

● Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2021/39874, K. 2022/6623, 07.03.2022): Müşteki vekilinin şikâyet dilekçesini "Avukat Portalından ... tarihinde saat 23:09 'da ...Müracaat ve Suçüstü Bürosuna gönderdiği", böylece "6 aylık süre dolmadan şikayet hakkının kullanıldığı" kabul edilmiştir. Daire, kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur.

● Anayasa Mahkemesi (B. No: 2022/91530, 26.02.2025): Müştekinin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sunarak suç duyurusunda bulunduğu belirtilmiştir.

● Anayasa Mahkemesi (B. No: 2023/30553, 27.05.2025): Sosyal medya yorumları nedeniyle "Mengen Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) şikâyette bulunmuştur." tespiti aktarılmıştır.

● Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2020/18650, K. 2020/18542, 07.12.2020): Müştekinin Instagram üzerinden tehdit ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesap sahibi hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu belirtilmiştir.

● Yargıtay 8. Ceza Dairesi (E. 2018/10596, K. 2019/8211, 12.06.2019): Şikâyetçinin hakaret ve tehdit iddialarıyla "Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu dilekçesinde" şikâyette bulunduğu aktarılmıştır.

● Yargıtay 8. Ceza Dairesi (E. 2021/7654, K. 2021/15309, 02.06.2021): Müşteki vekilinin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sunduğu görülmektedir.

● Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2020/18645, K. 2020/18540, 07.12.2020), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/6384, K. 2022/12946, 24.05.2022), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/8630, K. 2022/21557, 02.11.2022), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/8699, K. 2022/21992, 08.11.2022), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2023/10203, K. 2023/21236, 19.09.2023), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/5093, K. 2022/11370, 27.04.2022): Bu dosyalarda da sosyal medya paylaşımlarına karşı başvuruların Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapıldığı ve soruşturmaların savcılıklarca yürütüldüğü tespit edilmiştir.

B. Kolluk Makamlarına ve Diğer İdari Mercilere Başvuru

● Kolluk (Polis/Emniyet): Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin (E. 2018/1905, K. 2020/388, 20.02.2020) kararında katılanın ilk derece mahkemesindeki beyanında "şikayetçi olmak için emniyete gittim sonrasında davacı oldum" dediği aktarılmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin (E. 2019/12112, K. 2022/6882, 10.05.2022) kararında da mağdurenin Facebook üzerinden hakaret ve tehdit mesajları alması üzerine polisi aradığı ve "mağdure tarafından yapılan ihbar üzerine olay yerine" polislerin intikal ettiği belirtilmiştir.

● İdari İhbar ve Başsavcılığa Tevdi: Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (E. 2021/3, K. 2021/1086, 11.02.2021) kararında, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin ihbarın ilk olarak "03.08.2015 tarihinde, açık kimlik ve iletişim bilgilerini vermek sureti ile Memur Sen Mersin İl Başkanı olduğunu beyan eden ... tarafından BİMER'e gönderilen mail" vasıtasıyla yapıldığı, müfettiş incelemesi akabinde "evrakın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir." sürecinin işletildiği aktarılmıştır.

C. Yetkili Yer Cumhuriyet Başsavcılığının Belirlenmesi

● Yargıtay 5. Ceza Dairesi (E. 2020/6879, K. 2021/1054, 11.03.2021): Sosyal medya hesabı üzerinden ileti yoluyla işlenen hakaret suçu yönünden yetki uyuşmazlığını incelemiştir. Kararda, kanun yararına bozma isteminin dayanağında "...ileti yolu ile gerçekleştirilen hakaret... suçlarına ilişkin açılan davaya bakma yetkisinin, söz konusu eylemlerden haberdar olunan yerdeki Mahkemeye ait olduğu..." tespiti aktarılmış; Daire, hakaret içerikli iletiden haberdar olunan yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresini yetkili görerek kanun yararına bozma istemini yerinde bulmuş ve yetkisizlik kararını kaldıran ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur.

D. Cumhuriyet Savcısının Soruşturma Yükümlülüğü ve Açık Kaynak Araştırması

Yargıtay içtihatlarında, başvuru yapıldıktan sonra Cumhuriyet savcısının re'sen delil toplamak ve failleri tespit etmekle yükümlü olduğu açıkça vurgulanmaktadır:

● Yargıtay 18. Ceza Dairesi (E. 2018/7790, K. 2019/1445, 16.01.2019): "Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır."

● Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2020/18650, K. 2020/18542, 07.12.2020; E. 2022/5093, K. 2022/11370, 27.04.2022; E. 2023/10203, K. 2023/21236, 19.09.2023): Daire, "Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı" tespitini yaparak açık kaynak araştırması yaptırılması ve faillerin kolluk vasıtasıyla belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.

● Yargıtay 12. Ceza Dairesi (E. 2022/3240, K. 2024/809, 26.02.2024): Savcılığın "şikayet dilekçesinde yer verilen ve hakaret içerikli yorumları yapan hesaplara ait kullanıcı bilgilerinin tespit edilerek tüm şüphelilerin ve şikayetçinin beyanları alınıp" soruşturmayı genişletmesi gerektiğini belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur. (Aynı kararda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararında kişilik hakları ihlali için "servis sağlayıcılar, BTK başkanlığı veya Sulh Ceza Hakimliğine başvurabileceğinden" denildiği aktarılmış, ancak bu gerekçe Yargıtay'ın tespiti olarak sunulmamıştır.)

E. Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına (KYOK) İtiraz Yolu

Soruşturma sonucunda savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde itiraz merci sulh ceza hâkimliğidir:

● Yargıtay 8. Ceza Dairesi (E. 2018/10596, K. 2019/8211, 12.06.2019): İtirazın "bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine" yapılacağı belirtilmiştir.

● Yargıtay 8. Ceza Dairesi (E. 2021/7654, K. 2021/15309, 02.06.2021): Kararda suçtan zarar görenin, kararın kendisine tebliğinden itibaren ilgili yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceği açıklanmıştır.

F. Özel Hukuk ve İdari/Teknik Tedbir Yolları

● Tazminat Davaları: Anayasa Mahkemesi (B. No: 2014/4988, 19/12/2017), "Hakaret; ceza hukuku anlamında suç, özel hukuk anlamında ise haksız fiil olarak nitelendirilmekte ve tazminat davasına konu edilebilmektedir." tespitini yapmıştır. Anayasa Mahkemesi (B. No: 2021/30972, 29.05.2024) kararında da başvurucunun hukuk davası yolunu tüketmeden yaptığı başvuru "başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA" karar verilmiştir.

● İçerik Kaldırma ve Erişim Engelleme: Anayasa Mahkemesi (B. No: 2014/4988, 19/12/2017) ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/5093, K. 2022/11370, 27.04.2022) kararlarında aktarıldığı üzere, kişilik hakları ihlal edilenler içerik veya yer sağlayıcısına başvurabileceği gibi sulh ceza hâkimliğinden de erişimin engellenmesini talep edebilirler.

3. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Sosyal medyada gerçekleştirilen hakaret veya tehdit fiillerine maruz kalan kişilerin başvurabileceği merciler ve dikkat etmesi gereken usul kuralları şu şekilde özetlenmektedir:

1. Ceza Soruşturması Açısından Başvuru:

○ Mağdur, yerleşim yerindeki, suçun işlendiği yerdeki veya paylaşımı öğrendiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına (fiziki dilekçeyle veya avukatı aracılığıyla UYAP Avukat Portalı üzerinden) suç duyurusunda / şikâyette bulunabilir (CMK m. 12, m. 158).

○ Doğrudan en yakın kolluk birimlerine (Polis Merkezi, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü veya Jandarma Karakolu) sözlü veya yazılı başvuru yapılabilir (CMK m. 158/1, 158/5).

○ Kaymakamlık, valilik veya mahkemelere yapılan başvurular da ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmektedir (CMK m. 158/2).

2. Süreler: Hakaret suçlarında fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık süre ve her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıllık azami hak düşürücü süre aşılmamalıdır (TCK m. 73/2). Re'sen takip edilen tehdit suçlarında ise şikâyet süresi aranmaz (TCK m. 106/1-1. cümle, m. 106/2).

3. Savcılığın İncelemesi ve Takipsizlik Hâlinde İtiraz: Şikâyet üzerine savcılık açık kaynak araştırması ve kimlik tespiti yapmakla yükümlüdür (CMK m. 160). Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse, tebliğden itibaren iki hafta içinde yetkili Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173/1).

4. Hukuki ve İdari Başvurular: Ceza takibatından bağımsız olarak, manevi tazminat talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir; ayrıca içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi amacıyla sağlayıcılara ya da doğrudan Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir. Delil kaybının önlenmesi adına URL bağlantısı, tarih/saat ve profil bilgilerini içeren ekran görüntülerinin tespiti büyük önem taşımaktadır.

Not: Bu rapordaki yargı kararı tespitleri, anlamsal arama yöntemiyle taranan 28 kararlık inceleme havuzuyla sınırlıdır.

Hakkını Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al