YouTube

TAHLİYE TAAHÜTNAMESİ’NİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI

1. Mevzuat Çerçevesi ve Geçerlilik Şartları

Tahliye taahhütnamesinin hukuki geçerliliği, şekil şartları, ileri sürülme usulü ve doğurduğu sonuçlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri kapsamında belirlenmektedir.

A. İlgili Kanun Hükümleri

● 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 352/1:

"Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir."

● 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 353:

"Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır."

● 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 26:

"Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler."

● 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 272:

"(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.Tahliye emrinde:Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır."

● 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 275:

"(Değişik: 18/2/1965-538/112 md.)

İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Tahliye talebi noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.

Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur.

İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları saklıdır.

(Değişik: 9/11/1988-3494/52 md.) Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir."

● 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194:

"Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur."

B. Yasal Geçerlilik Koşulları

TBK m. 352/1 düzenlemesi uyarınca bir tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli kabul edilebilmesi için şu unsurlar aranmaktadır:

1. Yazılı Şekil: Taahhüdün adi yazılı veya noterlikçe re'sen tanzim ya da tasdik edilmiş olması şarttır.

2. Kiralananın Tesliminden Sonra Düzenlenme (Serbest İrade): Taahhüdün, taşınmazın kiracıya fiilen teslim edilmesinden ve kira ilişkisi kurulduktan sonraki bir tarihte verilmiş olması gerekir. Kira sözleşmesi kurulmadan önce veya kurulduğu esnada alınan taahhütler serbest iradeye dayanmadığı gerekçesiyle geçersizdir.

3. Belirli Tahliye Tarihi: Taşınmazın hangi tarihte boşaltılacağı tereddüde mahal vermeyecek şekilde açık ve kayıtsız şartsız olmalıdır.

4. Taraf Ehliyeti: Taahhüt bizzat kiracı ya da yetkili temsilcisi tarafından imzalanmalıdır.

2. Yargı Kararları Işığında Geçerlilik Şartları ve Hukuki Uyuşmazlıklar

A. Kiralananın Tesliminden Sonra Verilme ve Serbest İrade Koşulu

Yargı içtihatlarında istikrarlı olarak kabul edildiği üzere, kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya kiralanan teslim edilmeden önce alınan tahliye taahhütleri kiracının serbest iradesini yansıtmadığından geçersizdir.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (18.11.2025, E. 2025/2741, K. 2025/5408): Daire, "Yerleşik dairemiz kararlarına göre kiralananın tesliminden önce ve kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte düzenlenerek verilen yazılı tahliye taahhütleri kiracının özgür iradesini yansıtmayacağından geçerli olmadığı kabul edilir." tespitinde bulunmuştur. Somut olayda sözleşmede taşınmazın taahhütname alınmadan teslim edilmeyeceği düzenlenmiş ve taahhüt sözleşmenin eki sayılmıştır. Daire, "kiralanan kiracıya teslim edilmeden kira sözleşmesiyle birlikte verilen yazılı tahliye taahhüdü geçersizdir" ve "geçersiz yazılı tahliye taahhüdüne uyulmamasına sözleşmede bağlanan sonuçlarda bir hüküm ifade etmez" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

● Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (24.01.2024, E. 2023/9521, K. 2024/2557): Daire, "dayanılan sözleşme kapsamında henüz kiralanacak binanın tamamlanmadığı, tesliminin yapılmadığı ve kiracılığın başlamadığı" tespiti karşısında, "belirlenebilen bir tarihte yapılan sözleşme ile alınan tahliye taahhüdü TBK’nun 352. ve İİK’nun 275. ve devamı hükümlerine göre geçerli değildir." değerlendirmesini yapmış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını gerekçe yönünden değiştirerek ve düzelterek onamıştır.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi (09.10.2024, E. 2024/379, K. 2024/380): Daire, "Kira sözleşmesi ile aynı tarihte ya da daha önceki tarihte alınan tahliye taahhüdü dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı T.B.K'nın 26. maddesi gereğince kiracının serbest irade mahsulü olmadığından batıldır." ilkesine yer vermiş; ancak "kira ilişkisi devam ederken (kiralananda otururken) verilen tahliye taahhütleri geçerlidir" ve "taşınmaza ilişkin yazılı kira sözleşmesi kurulduktan ve kiracı kiralanana yerleştikten sonra verilen taahhüt geçerli olacağından" diyerek kira sözleşmesinden sonraki tarihte düzenlenen taahhüdü geçerli kabul etmiştir.

● Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (19.11.2024, E. 2023/158, K. 2024/2325): Daire, "Yazılı kira sözleşmesi kurulduktan ve kiracı kiralanana yerleştikten sonra verilen taahhüt geçerli olup kiracıyı bağlar." tespitinde bulunmuştur.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi (09.10.2024, E. 2024/395, K. 2024/384): Daire kararında "Kural olarak, kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesi ürünü olduğu kabul edilmelidir." denilmiştir.

● Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (31.10.2006, E. 2005/245, K. 2006/13): Kararda davalının taşınmazda "kiracı olarak ikamet ettiği" hususuna işaret edilerek, "Taşınmazda kiracı olan davalının kiralananda otururken verdiği tahliye taahhütnamesi geçerli" kabul edilmiş ve yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (25.04.2024, E. 2022/2861, K. 2024/837): Metindeki "halen kiracı olarak kullanılmakta olduğum..." ifadesi uyarınca taahhüdün sözleşmeyle aynı anda verildiği iddiası yerinde görülmeyerek "taahhüde dayalı tahliye davasının yasal şartlarının oluştuğu" sonucuna varılmış ve davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

● Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (31.10.2024, E. 2024/1191, K. 2024/4499): Kriminal inceleme ile imzanın kiracıya ait olduğunun saptanması ve taahhüdün kira ilişkisi başladıktan sonra verildiğinin anlaşılması üzerine "bu da kira sözleşmesinden daha sonra düzenlendiği anlaşılan tahliye taahhüdünün geçerli olduğu sonucunu doğurmaktadır" değerlendirmesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

B. Açığa İmza Atılması (Beyaza İmza) ve Tarihlerin Sonradan Doldurulduğu İddiası

Kiracının imzayı inkâr etmeyip tanzim veya tahliye tarihinin boş bırakılarak sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürdüğü durumlarda, ispat yükü kiracı üzerindedir. Aksini aynı kuvvette yazılı delille ispatlayamayan kiracı, açığa imza atmanın hukuki sonuçlarına katlanmak zorundadır.

● İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi (08.11.2024, E. 2024/3405, K. 2024/2315): Daire, "boş olarak imzalanan tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Zira boş kağıda imza atmakla davacıya istediği şekilde doldurma yetkisi verilmiş sayılır." gerekçesine yer vermiştir (Somut olayda dava açıldıktan sonra tahliye gerçekleştiğinden "Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir).

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi (06.11.2024, E. 2023/2466, K. 2024/2665): Daire, "taahhütnamenin tanzim tarihinin ve diğer kısımlarının sonradan doldurulduğu iddiasının sonuca bir etkisi bulunmayıp" değerlendirmesini yaparak davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi (24.10.2024, E. 2023/2252, K. 2024/2626): Daire, "taahhütnamenin tanzim tarihinin sonradan doldurulduğu iddiasının sonuca bir etkisi bulunmayıp, davalının bu yöndeki iddiası doğru olsa bile, davalının bu şekildeki hareketinin sonucuna katlanmak zorunda olduğu" gerekçesiyle taahhüdü geçerli bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

● Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (13.02.2012, E. 2011/13867, K. 2012/2026): Daire, "Davalı Borçlar Kanunu’nun 31. maddesinde öngörülen yasal hakkını kullanmayıp taahhütnamenin iptali yönünden bir talepte bulunmadığına göre düzenleme tarihi olmadan imzalanan tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir." gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (21.02.2023, E. 2022/8307, K. 2023/168): Daire, "davalı tarafın savunmasını yazılı delille ispatlayamadığının anlaşılmasına" dayanarak taahhüdün geçerli olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (22.10.2025, E. 2025/1918, K. 2025/5080): Daire, "hukuken geçerli tahliye taahhütnamesi doğrultusunda tahliliye karar verilmesinin yerinde" olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (12.06.2024, E. 2024/1576, K. 2024/1942): Daire, İlk Derece Mahkemesinin "mevcut 10.02.2016 keşide tarihli taahhütname ile kiraya verenin en geç 31.02.2021 tarihine kadar dava açarak veya icraya başvurarak tahliye talebinde bulunabileceği" değerlendirmesine karşı "hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün doğru şekilde uygulandığı, davalı tarafın savunmasında bildirdiği hususları kesin delil ile ispat edemediği" gerekçesiyle kararı onamıştır.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (21.02.2023, E. 2022/8302, K. 2023/167): Bölge Adliye Mahkemesi imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu belirleyip "tahliye taahhüdünün geçerli olduğu" sonucuna varmış; Yargıtay da davalının savunmasını kesin delille ispatlayamadığını belirterek kararı onamıştır.

C. Şekil Şartı, Belirli Tarih ve Özel Hüküm Halinde Düzenlenme

● Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (26.05.2010, E. 2010/2015, K. 2010/6263): Daire, "tahliye taahhüdünün adi olarak düzenlenmesinde bir usulsüzlük yoktur." tespitinde bulunarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi (28.10.2024, E. 2024/2500, K. 2024/894): Daire, "Bu hali ile noterde düzenlenmiş olan tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğu ve takibe konulmasında bir sakınca bulunmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

● Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (26.04.2023, E. 2023/1762, K. 2023/2773): İlk Derece Mahkemesinin taahhüdün "6098 sayılı TBK'nun 352/1 maddesi uyarınca geçerlilik şartlarına haiz olduğu" yönündeki kabulüne karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı Yargıtayca "usul ve kanuna uygun" bulunarak onanmıştır.

● Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (12.03.2018, E. 2017/4868, K. 2018/9176): Yenilenen kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde yer alan taahhüt yönünden Daire, "Tahliye Taahhüdünün sözleşmenin özel kısımlar bölümüne yazılmış olması taahhüdü geçersiz kılmaz." ve "Bu durumda taahhüt yasal unsurları taşımakta olup takipte süresinde yapıldığına göre davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi gerekir" gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi (24.10.2024, E. 2023/2252, K. 2024/2626): Daire, "Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için kira kontratının düzenlendiği tarihten sonraki bir tarihte verilmiş olması ile birlikte taahhütnamede belirtilen tarihte kayıtsız ve şartsız tahliye taahhüdü içermesi gerekmektedir." ilkesini vurgulamıştır.

D. Aile Konutu Koruması (TMK m. 194) ve Taahhüdün Geçerliliğine Etkisi

Kiracı olmayan eşin Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi kapsamında kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı haline gelmesinden önce, sözleşmenin tarafı olan kiracı eşin tek başına verdiği tahliye taahhüdü geçerlidir.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (20.10.2025, E. 2025/3374, K. 2025/4997): Daire, "Başlangıçta kira sözleşmesinin tarafı olan eş tarafından kiralanan konutun teslimi sonrasında imzalanarak düzenlenen yazılı tahliye taahhüdü, kiracı sıfatına sahip olmayan diğer eşin, kiraya verene, kiralananın aile konutu olarak kullanıldığına ilişkin sonradan bildirimde bulunmasından önce, kira sözleşmesini imzalayan eşin tek başına kiracı sıfatına sahip olduğu dönemde, verdiği yazılı tahliye taahhütnamesi geçerlidir." kuralını koymuştur. Daire uyuşmazlığı, "kiracı olmayan eşin 4721 sayılı Kanunun 194. maddesi uyarınca sonradan kiraya verene yapacağı bildirim ile sözleşmenin tarafı haline gelmiş olmasının, kiracı eş tarafından bu bildirim öncesinde verilen yazılı tahliye tahhütnamesinin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığına" şeklinde gidermiştir.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (04.02.2026, E. 2024/5083, K. 2026/377): Daire, "kira sözleşmesinin ve tahliye taahhütnamesinin düzenlenme tarihinden önce taşınmazın aile konutu olduğuna dair davacı tarafa yapılmış yazılı bir bildirimin bulunmadığı" gerekçesiyle "dolayısıyla davaya konu tahliye taahhüdünün geçerli olduğu" sonucuna varmış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

● İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi (09.10.2024, E. 2024/395, K. 2024/384): Aile konutu itirazının uyuşmazlık çıktıktan sonra ileri sürülmesini "TMK'nın 2. Maddesindeki hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin iyiniyet kuralı ile bağdaşmadığından" nitelemesiyle reddederek tahliye kararını hukuka uygun bulmuştur.

E. İspat ve Yargılama Usulü, İtirazın Mercii (İİK m. 275)

● Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi (30.10.2024, E. 2023/2163, K. 2024/2035): Kiracının imzayı inkâr etmemekle birlikte belgenin sözleşmeyle birlikte boş imzalatıldığını ve tarihlerin sonradan doldurulduğunu beyan etmesi halinde icra mahkemesinde itirazın kaldırılamayacağını belirten Daire; "Davalı, tahliye taahhüdündeki imzasına karşı çıkmamış ancak taahhüdün kira sözleşmesi ile birlikte imzalandığını, boş olan tahliye tarihi ve taahhüt tarihinin sonradan doldurulduğunu bildirdiğine göre, tarihi ikrar edilmiş bir tahliye taahhüdünden bahsedilemez." gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmış ve "Uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın REDDİNE" karar vermiştir. Bu karar taahhüdün esastan geçersizliğine değil, uyuşmazlığın dar yetkili icra mahkemesinde çözülemeyeceğine ilişkindir.

● İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (05.11.2024, E. 2024/862, K. 2024/2566): İcra takibine itirazda imza ve tarihin açıkça inkâr edilmediği ve kiranın yenilendiğinin aynı mahiyette belgeyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

● Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (19.11.2024, E. 2023/158, K. 2024/2325): Kira bedellerinin ödenmeye devam edilmesinin taahhüdü geçersiz kılmayacağını ve akdin yenilendiği anlamına gelmeyeceğini belirtmiş; "Yerel Mahkemenin İİK. 275 maddesi uyarınca bu gerekçelerle davanın kabulüne karar vermesi gerekirken, İİK. 269/c maddesi uyarınca kira bedelinin ödenmediği gerekçesi ile İİK. 269/a maddesi kapsamında karar verilmesi isabetsiz ise de sonucu itibariyle itirazın kaldırılması ve tahliye kararı doğrudur." tespitiyle ilk derece kararını kaldırıp davayı kabul etmiştir.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (22.06.2021, E. 2021/3533, K. 2021/6986): Tahliye taahhüdünün varlığının sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmeyeceğini ifade eden Daire, "salt tahliye taahhüdünün varlığı mahkeme kararı ile tahliye ilamına bağlanmadığı sürece kendiliğinden akdi sona erdirmez." tespitinde bulunmuş; "tahliyenin taraf iradeleri ile gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda tarafların tüm delilleri toplanarak, gerekli savcılık ve ceza dosyaları da incelenmek suretiyle bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırıp İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

3. Sonuç

Yargı kararları ve mevzuat hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde:

1. Teslim Şartı ve İrade Serbestisi: Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği için ana kural, taahhüdün kiralananın kiracıya fiilen teslim edilmesinden ve kira ilişkisi kurulduktan sonraki bir tarihte verilmiş olmasıdır. Kira sözleşmesi imzalanmadan önce veya sözleşmeyle aynı anda verilen taahhütler serbest irade mahsulü sayılmadığından geçersizdir (TBK m. 26, TBK m. 352/1).

2. Açığa İmzanın Geçerliliği ve İspat Yükü: Kiracının taahhütnamedeki imzayı kabul edip belgenin boş imzalatıldığı veya tarihlerin sonradan doldurulduğu yönündeki itirazları, açığa imza atmakla karşı tarafa doldurma yetkisi verilmiş sayılacağından taahhüdü kendiliğinden geçersiz kılmaz. Bu savunmanın aynı kuvvette kesin yazılı delille kanıtlanması zorunludur.

3. Şekil ve İçerik: Tahliye taahhüdü noter onaylı yapılabileceği gibi adi yazılı olarak da düzenlenebilir; ayrıca yenilenen sözleşmelerin özel şartlar bölümünde kararlaştırılması da geçerliliğini etkilemez.

4. Aile Konutu Savunması: Kiracı olmayan eş tarafından TMK m. 194 uyarınca kiraya verene usulüne uygun bildirimde bulunulmasından önce, kiracı eş tarafından tek başına verilmiş olan tahliye taahhüdü geçerliliğini korur.

5. Yasal Süreler ve Sözleşmenin Durumu: Taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatılmalı veya dava açılmalıdır (TBK m. 352/1, İİK m. 272). Salt taahhüdün varlığı akdi kendiliğinden sona erdirmemekte olup mahkeme ilamı veya icra takibi gereklidir. İcra takibine itiraz halinde, tarihin ikrar edilmediği savunması ileri sürülürse uyuşmazlığın çözümü genel mahkemede (Sulh Hukuk Mahkemesi) yargılamayı gerektirebilmektedir (İİK m. 275).

Hakkını Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al