YouTube

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURU USULÜ

I. GİRİŞ VE MEVZUAT ÇERÇEVESİ

Tüketici hakem heyetlerine başvuru usulü, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 66 ila 70. maddeleri ile 21/09/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiştir.

1. Yasal Dayanak, Görev Alanı ve Parasal Sınırlar

● Görev ve Parasal Sınır: 6502 sayılı Kanun’un 68. maddesinin 1. fıkrasına göre; tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Kanunun 68. maddesinin 4. fıkrası ve Yönetmeliğin 6. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bu parasal sınır, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

● Başvuru Anındaki Sınırın Esas Alınması: Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; tüketici hakem heyetine yapılacak başvurularda başvuru tarihindeki parasal sınır dikkate alınır.

● Kısmi Feragat ile Başvuru: Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; başvurunun tek bir uyuşmazlıkla ilgili olması ve uyuşmazlık konusunun maddede belirtilen parasal sınırı aşması hâlinde, sınırı aşan kısımdan feragat edilerek tüketici hakem heyetine başvuru yapılabilir. Parasal sınırı aşan kısım için tekrar tüketici hakem heyetine başvuru yapılamaz.

● Alternatif Yollar: 6502 sayılı Kanun’un 68. maddesinin 1. ve 5. fıkraları uyarınca tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklıdır ve tüketicilerin alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurması engellenmemiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi (2019/99 E., 2019/83 K.), hakem heyetine başvuru yolunun yanında icra takibi seçeneğinin de açık olduğunu ve "hakem heyetlerine başvuru yolunun kapatılması ve tüketici, satıcı ya da sağlayıcının -tercihine göre- hakem heyeti veya icra yolunu kullanma imkânının ortadan kaldırılması da söz konusu değildir." değerlendirmesini yapmıştır.

2. Yetkili Tüketici Hakem Heyeti

● Yetki Kuralı: 6502 sayılı Kanun’un 68. maddesinin 3. fıkrası ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir."

● Hakem Heyeti Bulunmayan Yerlerde Başvuru: 6502 sayılı Kanun’un 68/3. maddesi ile Yönetmeliğin 7/4. maddesi uyarınca; tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. Yapılan başvurular kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir.

3. Başvurunun Yapılma Şekli ve Yöntemleri

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 11. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular şahsen veya avukat aracılığıyla; elden, posta yoluyla veya elektronik ortamda e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılır."

● Elektronik Ortamda Başvuru (TÜBİS / e-Devlet): Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına göre elektronik ortamda e-Devlet kapısı üzerinden yapılan başvuruların Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) ile yapılması zorunludur. Başvurunun geçerli olabilmesi için uyuşmazlıkla ilgili başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve varsa bilgi ve belgelerin sisteme yüklenmiş olması gerekir.

● Fiziki Başvuru: Başvuru dilekçesi ve delil teşkil eden ekler doğrudan yetkili tüketici hakem heyetine veya heyet bulunmayan yerlerde kaymakamlığa elden verilebilir ya da posta yoluyla gönderilebilir.

● Temsil Şartı: Danıştay 13. Dairesi (2018/2965 E., 2020/3218 K.) ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (2021/1944 E., 2021/2962 K.), idari bir kurumun şikâyeti heyete iletmesinin tüketici adına başvuru niteliği taşımadığını, başvurunun bizzat tüketici tarafından şahsen veya avukatı aracılığıyla yapılmasının şart olduğunu ve "şikâyetçinin adına kişisel olarak bir başvuru işlemi yapılmayacağı" gerekçesini belirtmiştir.

4. Başvuru Dilekçesinde Bulunması Zorunlu Unsurlar ve Eksikliklerin Giderilmesi

Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrası gereğince dilekçede; başvuru sahibinin adı, soyadı/unvanı, T.C. kimlik numarası (yabancılar için pasaport veya yabancı kimlik numarası; tüketici olmayanlar için vergi kimlik numarası), adresi ve iletişim bilgileri, varsa vekilinin bilgileri, uyuşmazlık konusu, somut talep, Türk Lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ve şikâyet edilene ait bilgiler yer almalıdır.

● Döviz Cinsinden Alacaklar: Uyuşmazlık değerinin döviz cinsinden olması hâlinde, başvuru tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilir.

● Eksikliklerin Giderilmesi: Yönetmeliğin 11. maddesinin 5. fıkrasına göre zorunlu bilgilerde eksiklik veya tutarsızlık bulunması durumunda heyet başkanı tarafından yazılı olarak yedi gün süre verilerek ek bilgi veya belge istenir.

5. Usule İlişkin Önemli Kurallar

● Derdestlik ve Kesin Hüküm: Konusu, sebebi ve tarafları aynı olan uyuşmazlık hakkında birden çok başvuru yapılamaz; heyet derdestliği re'sen veya itiraz üzerine dikkate alır (Yönetmelik m. 11/6). Kesinleşmiş karara konu uyuşmazlık için de yeniden başvuru yapılamaz (Yönetmelik m. 11/7).

● Delil ve İnceleme: 6502 sayılı Kanun’un 69. maddesi ve Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca heyetler uyuşmazlığa dair her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan veya ilgili kurumlardan isteyebilir. Tüketici hakem heyeti incelemesini raportör raporu ve dosyadaki belgeler üzerinden yürütür; gerekli gördüğünde tarafları veya bilirkişiyi dinleyebilir.

● Kararın Niteliği ve İtiraz: Hakem heyeti kararları tarafları bağlar ve İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların icrası hükümlerine göre yerine getirilir (6502 sayılı Kanun m. 70/1-2). Kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine itiraz edilebilir (m. 70/3); mahkemenin kararı kesindir (m. 70/5).

II. YARGI KARARLARINDA BAŞVURU USULÜNE İLİŞKİN ESASLAR

1. Başvuru Merciinin Belirlenmesi ve Yetki

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2025/2523 E., 2025/4639 K.), tüketicinin ilçe hakem heyetine başvurabileceği gibi "yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı ilin sınırlarında yetkili olan İl Tüketici Hakem Heyetine de başvurabilecektir" değerlendirmesinde bulunmuş ve il ile ilçe heyetleri arasında bir öncelik sıralaması olmadığını belirtmiştir.

● Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2021/14396 E., 2021/4539 K.), tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer hakem heyetini seçebileceğini, somut olayda tüketicinin ikamet adresinin Bingöl olması nedeniyle Bingöl İl Tüketici Hakem Heyetine başvurmasında hukuka aykırılık bulunmadığını tespit etmiştir.

● Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (2019/4481 E., 2019/13157 K.) ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2025/2523 E., 2025/4639 K.), hakem heyeti bulunmayan ilçelerde başvurunun kaymakamlığa yapılacağını ve "Tüketici Hakem Heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir" kuralı gereğince kaymakamlığın evrakı yetkili heyete iletmekle yükümlü olduğunu kaydetmiştir.

2. Talep Değeri, Asgari Miktar ve Dava Şartı

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2023/3663 E., 2024/279 K. ve 2023/3525 E., 2024/2105 K.) ile Bölge Adliye Mahkemesinin benimsediği gerekçeyi onayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2025/5060 E., 2026/1852 K.); "tüketicinin gerek dava açarken (HMK m.119/1-d) gerekse Tüketici Hakem Heyetlerine başvururken (Yön. m.22) talep sonucunun değerini göstermek zorunda olduğu" kuralını vurgulamıştır.

● Başvuru sırasında alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı veya tüketiciden bunun beklenemeyeceği hâllerde, "dava/başvuru belirlenebilen asgari bir miktar üzerinden yapılacağı" kabul edilmektedir. Tüketicinin gösterdiği bu asgari miktar yasal parasal sınır dahilindeyse "öncelikle Tüketici Hakem Heyetleri nezdinde yapılması gerektiği" içtihat edilmiştir.

● Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/2234 E., 2021/830 K.), miktar kesin olarak belirlenemiyorsa tüketicinin dilekçesinde "hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı belirtmesi" gerektiğini, heyetin yapacağı incelemede belgelerle tespit edilecek miktara göre görev sınırını aşmamak şartıyla farklı bir tutara karar verebileceğini ifade etmiş; hakem heyetine başvuru zorunluluğu olan hâllerde doğrudan açılan davaların görevsizlikten değil "tüketici hakem heyetine zorunlu başvurunun sağlanmasına ilişkin dava şartı yokluğundan reddine" karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

● (Mevzuat Notu: HMK m. 107 belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanun ile 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kaldırılmış olup bu tarihten sonra açılacak davalarda kısmi dava [HMK m. 109] esas alınacaktır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/3653 E., 2022/5430 K. sayılı kararında yer alan belirsiz alacak nitelemesi, kararın verildiği tarihteki yürürlük durumunu yansıtmaktadır).

3. Bilgi ve Belge Temini ile İspat Usulü

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2023/1366 E., 2023/3075 K.), tüketicinin başvuru sırasında tüm belgeleri ibraz etmemiş olmasının doğrudan başvurunun reddi sebebi yapılamayacağını hükme bağlamıştır. Daire; mevzuat uyarınca hakem heyetinin bilgi ve belgeleri taraflardan veya kurumlardan isteme yetki ve görevi bulunduğunu hatırlatarak, "işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davacının hakem heyetine başvururken zorunlu belgelerin tamamını ibraz etmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." tespitini yapmıştır.

● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2025/4293 E., 2025/5746 K.) kararında aktarılan davacı vekili beyanında, başvurunun elektronik ortamda "24.11.2023 tarihinde e-devlet uygulaması üzerinden Tüketici Hakem Heyetine" yapıldığı, eksik belge bildirimi üzerine evrakın "fiziki olarak İlçe Tüketici Hakem Heyetine iletilmek üzere İlçe Tüketici Hakem Heyetine teslim" edildiği somut bir uygulama örneği olarak yansımıştır.

Hakkını Sor Hukuk Platformu

Soru sor Danışmanlık al