VELAYET KİME VERİLİR:
1. Yasal Çerçeve ve Genel Esaslar
Türk Medeni Hukuku sisteminde velayet, kural olarak ana ve babaya tanınmış kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak ve yükümlülüktür. Velayetin kapsamı, kullanılması, tevdi edileceği kişiler ve sona erme halleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinde emredici şekilde düzenlenmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde Metinleri:
● Madde 335:
"Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz.
Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar."
● Madde 336:
"Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar.
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir.
Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir."
● Madde 337:
"Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir.
Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir."
● Madde 182:
"Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
(Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir."
● Madde 348:
"Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu
önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde
velâyetin kaldırılmasına karar verir:
(Değişik:
1/7/2005-5378/38 md.)
Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir
yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi
yerine getirememesi.
2. Ana
ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini
ağır biçimde savsaklaması.
Velâyet
ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Kararda
aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları
kapsar."
2. Velayetin Tevdi Edilebileceği Kişiler ve Münhasırlık İlkesi
Yargı içtihatlarında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere velayet hakkı, evlat edinme hali müstesna olmak kaydıyla yalnızca ana ve babaya tanınmıştır. Anne ve baba dışındaki üçüncü kişilere velayet hakkının veya veli sıfatının devredilmesi hukuken mümkün değildir.
● Üçüncü Kişilere Velayet Verilemeyeceği: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2021/3898 E., 2021/5281 K.), "velayet hakkı, münhasıran anne ve babaya tanınan bir hak olup, evlat edinme hali hariç olmak üzere, anne ve baba dışında kimseye tevdi olunamayacağından" gerekçesiyle, velayetin dedeye bırakılmasını hukuka aykırı bulmuş ve hükmün "sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA" karar vermiştir. Aynı doğrultuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2012/10309 E., 2012/27627 K.), "Velayet hakkı çocuğun ana ve babasına ait olup (TMK. md. 335) boşanma halinde velayet ancak ana ve babadan birine verilebilir (TMK. md. 336/2)." ve "velayet hakkının ve "veli" sıfatının ana ve babadan başka bir kimseye verilmesi söz konusu olamaz." değerlendirmesinde bulunarak yerel mahkemece velayetin babaanneye verilmesini bozma sebebi saymıştır ("mahkemece ortak çocuğun velayetinin babaanneye verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir."). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/8381 E., 2023/5844 K.) kararında da velayetin "evlat edinme hariç ana-baba dışında hiç kimseye tevdi olunamaz" ilkesi yinelenmiştir.
● Sağ Kalan Ebeveyne Tevdi Esası: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2015/5263 E., 2015/18732 K.), "Ana veya babası sağ olan çocuğun velayet altında tutulması, velayetin bunlardan birine verilmesi asıldır." ilkesini ortaya koymuştur. Annenin vefat ettiği somut uyuşmazlıkta babanın velayeti üstlenmesine engel bir hal bulunmadığı gözetilerek "O halde ... velayetinin davacı babaya verilmesine karar verilmesi gerekirken" tespiti yapılmış ve yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Farklı Durumlara Göre Velayetin Belirlenmesi
A. Evlilik Birliğinin Devamı, Ortak Hayata Son Verilmesi ve Boşanma Hali
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (2024/12848 E., 2025/4381 K.) kararında aktarıldığı üzere, TMK m. 336 gereğince "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar." ve "Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (2020/1335 E., 2022/944 K.) kararında velayet, "ana veya babanın, ergin olmayan çocuklarının veya kısıtlanmış ergin çocuklarının kişi varlığına, malvarlığına ve bu iki husus hakkında onları temsiline ilişkin sahip oldukları hakların ve yükümlülüklerin bütününe" şeklinde tanımlanmış; "evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velâyeti birlikte kullanacağı, ortak hayata son verilmesi veya ayrılık hâlinde hâkimin velâyeti eşlerden birine verebileceği, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde velâyetin sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğu" belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2021/1042 E., 2021/2206 K.) de boşanma durumunda velayetin "boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğu" tespitini yapmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/8381 E., 2023/5844 K.) kararında da "evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velâyeti eşlerden birine verebilir." ilkesi ifade edilmiştir.
B. Evlilik Dışı Doğan Çocuklar Bakımından Velayet
Evlilik dışı doğan çocuklarda velayetin kime ait olacağı TMK m. 337 çerçevesinde düzenlenmiş olup içtihatlarda şu esaslar uygulanmaktadır:
● Kanuni Kural Olarak Velayetin Anaya Ait Olması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2011/7680 E., 2011/20580 K.), çocuk babası tarafından tanınmış olsa dahi "yasaya göre bu çocuğun velayetinin annesinde olduğu (TMK.m.337/1) tartışmasızdır." sonucuna varmıştır. Kararda, çocuğun fiilen babada olması durumunda "çocuğun babadan alınıp velayet hakkına sahip olan anneye teslimine karar verilmesi gerekirken" tespiti yapılmış, davacı temyizi bulunmadığından "hükmün onanmasına" karar verilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2010/16279 E., 2011/5646 K.) kararında da "Yasaya göre ana ve baba evli değilse velayet anneye aittir. (TMK.md.337/1)" hükmü hatırlatılmış, "Velayetin verilmesi isteğinin içinde, çocukların teslimi isteği de mündemictir." denilerek ilk derece mahkemesinin kararı onanmıştır ("SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple davalının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA"). Ceza Genel Kurulu (2023/422 E., 2024/91 K.) da "Ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337/1. maddesi uyarınca anne ve baba evli değilse velayet kural olarak anneye ait olacaktır." ilkesini vurgulamış; "velayet hakkına sahip annesi sanık ...'ün" ifadesini kullanarak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararının kaldırılmasına hükmetmiştir ("Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen 22.11.2022 tarih ve 9008-10355 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA"). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2015/2048 E., 2015/7929 K.) kararındaki farklı görüşte de "Ana ve baba evli değil ise velayet anaya aittir. (TMK. m. 337/1)" ve "çocuğun velayeti, doğumdan itibaren zaten annesindedir" ilkeleri belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2014/16085 E., 2014/23585 K.) ilamında "Ana ve baba evli değilse velayet anneye aittir." tespiti yapılmış, anne lehine yeniden velayet kararı verilmesine gerek olmadığı ancak bu yanılgının sonuca etkili olmadığı belirtilerek "yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle hükmün ONANMASINA" karar verilmiştir.
● Velayetin Babaya Verilmesi ya da Vasi Atanması İstisnası: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2014/16085 E., 2014/23585 K.) kararında belirtildiği üzere, "Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir." Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2012/22114 E., 2013/14407 K.) kararında, "Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir." kuralı aktarıldıktan sonra, annenin velayeti istemediği ve çocuğun fiilen babasıyla yaşadığı tespit edilerek "velayetin babaya verilmesi gerekirken, talebin reddedilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır" gerekçesiyle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
4. Velayetin Tevdiinde Esas Alınan Temel Ölçütler
Yargıtay uygulamasında velayetin ebeveynlerden hangisine bırakılacağı takdir edilirken tarafların sübjektif isteklerinden ziyade çocuğun üstün yararı merkeze alınmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/8381 E., 2023/5844 K.) velayet tanziminde "asıl olan çocuğun menfaatidir" ilkesini; Ceza Genel Kurulu (2023/422 E., 2024/91 K.) ise "Ancak bu hak da mutlak ve sınırsız olmayıp sınırını çocuğun yararı ilkesi oluşturmaktadır." prensibini benimsemiştir.
Yargıtay kararlarında velayetin anneye veya babaya bırakılmasında dikkate alınan temel olgular şunlardır:
A. Velayetin Anneye Bırakıldığı Olgular ve Gerekçeler
● Yaş, Bakım İhtiyacı ve Anne Yanındaki Fiili Yaşam: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/2888 E., 2024/59 K.) kararında, İlk Derece Mahkemesince "ortak çocukların velâyetlerinin yaşları, anne yanında kalıyor olmaları ve üstün yararları uyarınca anneye verilmesine" karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı Dairece "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA" denilerek onanmıştır.
● Gelişim ve Engel Durumun Bulunmaması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/3413 E., 2024/9453 K.), "Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır." tespitini yapmış; çocuğun anne yanında yaşaması, eğitimine devam etmesi ve annenin velayeti almasına engel bir hal bulunmaması karşısında "ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olduğu anlaşılmış" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
● Üstün Yarar Uygunluğu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/7124 E., 2024/4752 K.), İlk Derece Mahkemesinin "ortak çocuğun üstün yararı gereğince velâyetinin annesine verilmesi gerektiği" yönündeki gerekçesini hukuka uygun bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararının "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA" karar vermiştir. Aynı şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/6608 E., 2024/3141 K.) kararında İlk Derece Mahkemesinin "ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesinin üstün yararlarına olacağı" tespiti "usul ve kanuna uygun" görülerek "ONANMASINA" hükmedilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/10123 E., 2024/6603 K.) kararında İlk Derece Mahkemesinin "ortak çocuğu velâyetinin davalı anneye bırakılmasına" şeklindeki hükmü Dairece onanmıştır ("Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA"). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2025/9657 E., 2026/5872 K.) de "dosya kapsamından ortak çocuğun velâyetinin davacı-karşı davalı anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olduğunun anlaşılmasına göre" tespitini yaparak velayetin "velayetinin davacı-karşı davalı anneye verilmesine" hükmünü uygun görmüş ve kararı kişisel ilişki yönünden düzelterek onamıştır.
B. Velayetin Babaya Bırakıldığı Olgular ve Gerekçeler
● Annenin İhmali, Çocuğun Mevcut Düzeninin Korunması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/2837 E., 2024/352 K.) kararında, annenin çocuğun bakım ve gözetimini savsaklaması, ayrılık döneminde çocuğun babanın yanında kalarak aile desteği alması gözetilerek İlk Derece Mahkemesince "velâyetin babaya verilmesine" karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin "velâyetin babaya verilmesinin çocuğun yüksek yararına olduğu" tespiti Dairece "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA" kararıyla onanmıştır.
● Fiili Birliktelik ve Annenin İlgisizliği / Talebinin Bulunmaması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2024/139 E., 2024/7677 K.) kararında İlk Derece Mahkemesince, çocukların ayrılık sürecinde babanın yanında kaldığı, annenin çocukları geri alma girişimi göstermediği ve tedavi süreçlerine katılmadığı belirtilerek "velâyetlerin babaya verilmesinin uygun olduğu" sonucuna varılmış; Yargıtay "temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir" gerekçesiyle kararı onamıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/5 E., 2023/2723 K.) kararında İlk Derece Mahkemesi, "müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, tarafların ortak çocuk için sağlayabilecekleri sosyal, ekonomik ve kültürel imkanlar ile annenin velâyet talebinin bulunmadığı hususları gözetilerek ortak çocuk ...'in velâyetinin davacı- davalı babaya verilmesine" hükmetmiş ve bu karar Dairece onanmıştır ("Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,"). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/9713 E., 2024/6251 K.) kararında da yerel mahkemenin boşanma ile birlikte "velâyet hakkının davalı babaya verilmesine" yönündeki hükmü Dairece onanmıştır ("ONANMASINA").
● Uzman Raporları ve Ebeveyn İletişiminin Desteklenmesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2024/7011 E., 2024/8748 K.) kararında İlk Derece Mahkemesi, uzman raporundaki "küçüğün velâyetinin babaya verilmesi durumunda anne ile düzenli ve yatılı bir ilişkinin çocuğun gelecekteki yaşantısına olumlu etkisinin olacağı" yönündeki görüş ile babanın annelik ilişkisini destekleme iradesini gözeterek velayeti babaya vermiş; Yargıtay da bu hükmü onamıştır ("Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,").
C. İdrak Çağındaki Çocuğun Dinlenmesi ve Yargı Yeri Belirlemeleri
● Görüş Alma Zorunluluğu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/8381 E., 2023/5844 K.), velayet konusunda yeniden uzman incelemesi yapılmasını, idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenerek görüşünün alınmasını aramış ve eksik inceleme nedeniyle alt derece mahkemesi kararını velayetin kaldırılması yönünden bozmuştur.
● Uluslararası Çocuk Kaçırma ve İade Süreçleri: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (B. No: 19664/20, 28.03.2024), Lahey Sözleşmesi kapsamında verilen iade kararının velayet esasına etkili olmadığını belirterek "Sözleşme çerçevesinde verilen, çocuğun geri dönmesine ilişkin bir karar, koruma hakkının esasını etkilemez." tespitinde bulunmuş; aktarılan yerel mahkeme kararında "her iki ebeveynin de velayet yetkisini ortaklaşa kullandığını ve L.nin mutat ikametgahının babasının evi olarak belirlendiğini" kaydetmiştir.
● Yargı Yeri Belirlenmesi: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (2024/12848 E., 2025/4381 K.), uyuşmazlıkta velayeti esastan karara bağlamayarak "Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE" şeklinde yargı yeri belirleme kararı vermiştir.
Hakkını Sor Hukuk Platformu